Fuselage türkçesi Fuselage nedir

  • Gövde.
  • Gövde (bot).
  • Uçak iskeleti.
  • Uçak gövdesi.

Fuselage ingilizcede ne demek, Fuselage nerede nasıl kullanılır?

Fuselages : Gövde (bot). Uçak gövdesi. Uçak iskeleti. Gövde.

Fusel oil : Zehirli alkol karışımı. Fuzel. Fuzel yağı.

Fusel : Fuzel yağı. Fuzel. Zehirli alkol karışımı.

Fuseless : Kablosuz. Elektrik sigortası olmayan. Sigortasız.

Fusels : Fuzel yağı. Fuzel.

Profusely : Bol bol. Bolca.

Fuse alarm : Sigorta alarmı.

Fuse plug : Sigorta göbeği.

Fuse clip : Sigorta kelepçesi.

Fuse box : Ana kabloyla gelen elektrik akımının tiyatro yapısının çeşitli yerlerine dağıtıldığı korunçlarla güvenceye alınmış dolap ya da kutu. Otomat kutusu. Sigorta kutusu. Dağıtım kutusu. Elektrik çevrimi korunçlarının toplu olarak içinde bulunduğu kutu. Korunç kutusu.

İngilizce Fuselage Türkçe anlamı, Fuselage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fuselage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Airframe : Uçak çatkısı. Uçağın gövdesi.

Carcases : Kalıntı. İskelet. Ölü. Bina iskeleti. Ceset. Vücut. Enkaz. Leş. Enkaz (gemi vb).

Body : Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Cüsse. Nesne. Cisim. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır. Karoser. Ceset. Birlik. Miktar.

 

Aeroplane : Tayyare. Uçak.

Frustums : Kesik koni. (geometri) kesik koni veya piramit. Paralel olarak kesilmiş olan üç boyutlu cisim parçası. Kesik gövde.

Plane : Düz. Yassı. Uçar gibi gitmek (suyun yüzünde). Rendelemek. Uçmak (motorsuz). Rende. Sistirelemek. Rende ile düzeltmek. Seviye. Çınar.

Airframes : Uçağın gövdesi. Uçak çatkısı.

Porthole : Gemi penceresi. Buhar deliği. Kale mazgalı. Gaz deliği. Lombar. Gemi ve teknelerde dışa açılan yuvarlak cam. Yuvarlak uçak penceresi. Lumbuz. Yan pencere. Lomboz.

Carcasses : Ceset. Enkaz. Leş. Kadavra. İskelet. Ölü. Kalıntı (argo terim).

Fuselage synonyms : fuselages, bodies, frustum, tail, airplane, carcase, bodying, carcass, bisques, bisque, tail assembly, frame, empennage, aeroplane skeleton.

Fuselage ingilizce tanımı, definition of Fuselage

Fuselage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An elongated body or frame of an aëroplane or flying machine. Sometimes, erroneously, any kind of frame or body. Many aëroplanes have no fuselage, properly so called.