Fusel türkçesi Fusel nedir

  • Fuzel yağı.
  • Zehirli alkol karışımı.
  • Fuzel.

Fusel ile ilgili cümleler

English: She apologized profusely.
Turkish: O bolca özür diledi.

English: Ali was sweating profusely.
Turkish: Ali bol bol terliyordu.

English: Ali apologized profusely.
Turkish: Ali bol bol özür diledi.

English: I apologized profusely for my being late.
Turkish: Geç kaldığım için bolca özür diledim.

Fusel ingilizcede ne demek, Fusel nerede nasıl kullanılır?

Fusel oil : Fuzel yağı. Zehirli alkol karışımı. Fuzel.

Fuselage : Gövde. Uçak iskeleti. Gövde (bot). Uçak gövdesi.

Fuselages : Uçak gövdesi. Uçak iskeleti. Gövde. Gövde (bot).

Fuseless : Elektrik sigortası olmayan. Sigortasız. Kablosuz.

Fusels : Fuzel. Fuzel yağı.

Profusely : Bolca. Bol bol.

Fuse alarm : Sigorta alarmı.

Fuse socket : Sigorta duyu.

Fuse holder : Sigorta maşası. Sigorta yuvası. Sigorta tutucu. Sigorta tutucusu.

Fuse with solder : Lehim makinesi ile eritmek.

İngilizce Fusel Türkçe anlamı, Fusel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fusel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Igniter : Yemleme barutu. Ateşleme bujisi. Fünye. Ateşleyici. Ateşeleme mekanizması. Tutuşturucu.

Substance : Asıl mesele. Asıl. Güçlülük. Servet. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Esas. Substans. Sağlamlık. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Anafikir.

 

Wood coal : Odunkömürü. Ağaç kömürü. Odun kömürü.

Wood alcohol : Odun alkolü. Metanol. Solvent veya çözücü maddesi olarak kullanılan bir alkol. Odun ruhu. Odun ispirtosu. Metil alkol.

Butane : Bütan gazı. Bütan. Metiletilmetan. Butan.

Nuclear fuel : Çekirdeksel bölünüm ya da çekirdeksel kaynaşım süreçlerinde harcanan özdek. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Nükleer reaktörde enerji üretmek için kullanılan fisil nüklid içerikli madde. Nükleer yakıt. Çekirdeksel yakıt. Yakıt kaynağı olarak nükleer parçalanma kullanımı.

Render : Geri vermek. Çevirisini yapmak. İlk kat sıva sürmek. Kılmak. Ödemek. Hale getirmek. Açıklamak. Çalmak (müzik terimi). Vermek. Yorumlamak.

Gasohol : Alkollü benzin. Benzin ve alkol karışımı. Gazohol. Gazolin ve etil alkol kombinasyonu (bazı otomobiller için yakıt olarak kullanılan).

Furnish : Sunmak. Teçhiz etmek. Döşemek. Dekorasyon yapmak. Tedarik etmek. Tefriş etmek. Donatmak. Vermek. Sağlamak. Mobilya döşemek.

Coke : Kokain. Kok. Kokkömürü. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kok kömürü. Kolalı içecek. Taşkömürünün ısıl bozundurulmasından arta kalan, karbonca zengin, gözenekli ve kimyasal bakımdan taşkömüründen daha etkin kömür. Koka kola. Kola. Dönüştürmek.

Fusel synonyms : red fire, heating oil, methanol, fossil fuel, coal oil, combustible material, gasoline, gas up, refuel, kerosene, illuminant, propane, charcoal, ignitor, petrol, diesel fuel, lamp oil, supply, water gas, bunker, wood spirit, methyl alcohol, fire, biomass, fusel oil, lighter, provide, fuel oil, combustible, gasolene, diesel oil, fusels, coal gas.

 

Fusel zıt anlamlı kelimeler, Fusel kelime anlamı

Cool : Serin. Havalı (tip). Soğumak. Sakinleşmek. Serinlik. Serinleşmek. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serinlemek. Serin yer. Soğukkanlılık.

Divided : Ayrılmış. Farklı. Ayrı. Parçalanmış. Munkasem. Parçalarına ayrılmış. Bölünmüş.

Fusel ingilizce tanımı, definition of Fusel

Fusel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hot, acrid, oily liquid, accompanying many alcoholic liquors (as potato whisky, corn whisky, etc.), as an undesirable ingredient, and consisting of several of the higher alcohols and compound ethers, but particularly of amyl alcohol. Hence, specifically applied to amyl alcohol.