Igniter türkçesi Igniter nedir

Igniter ingilizcede ne demek, Igniter nerede nasıl kullanılır?

Electric igniter : Elektrikli ateşleyici. Kıvılcımlar çıkaran elektrikli alet. Elektrikli ateşleme.

Electrical igniter : Elektrikli ateşleyici. Elektrikli ateşleme. Kıvılcımlar çıkaran elektrikli alet.

Igniters : Ateşeleme mekanizması.

Ignite a wave of unrest : Kargaşa dalgası oluşturmak. Yaygın karmaşa durumuna neden olmak.

Ignite : Yanmak. Ateşlemek. Tutuşturmak. Ateş almak. Tutuşmak. Yakmak.

Gelignite : Jelinyit. Gelignit. Dinamit lokumu. Nitrik asit ve gliserinden yapılmış güçlü patlayıcı. Jöle şeklinde dinamit. Jelatinli dinamit. Jelatin dinamiti.

Lignites : Linyit.

Lignite : Kuzey dakota eyaletinde şehir. Genellikle % 25-45 karbon içeren, kara'kahverenkli, doğadaki en genç kömür türü. Linyit. Linyit kömürü. Ara oluşumlu bitki tezeğinden oluşmuş kömür. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. İsli kömür. Yağız kömür.

Ignites : Tutuşturmak. Tutuşmak. Yakmak. Ateşlemek. Ateş almak. Yanmak.

Reignites : Yeniden ateşlemek. Yeniden canlandırmak. Yeniden tutuşturmak.

İngilizce Igniter Türkçe anlamı, Igniter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Igniter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fusee : Geniş başlı kibrit. İri başlı kibrit. Uyarı işareti ışığı (trenler için). Eczalı kav.

Firelighter : (ingiliz ingilizcesi) çıra. Ateşi başlatmak için kullanılan küçük tahta çubuklar veya diğer yanıcı materyaller. Ateşleme çakmağı.

Friction match : Sürtünme ile yanan kibrit. Kibrit. Sürtünme veya aşındırıcı yüzeyde ovma ile tutuşan ince ahşap veya karton ucu olan kibrit türü.

Igniting : Ateşlemek. Tutuşmak. Tutuşturma. Ateş almak. Tutuşturmak. Yakmak.

Lucifer : Venüs (astronomi terimi). Sürtme ile tutuşan eski tür bir kibrit. Sabah yıldızı (astronomi terimi). Sabah yıldızı. Venüs. Şeytan.

Touchwood : Ağaç kavı. Kav. Kav mantarı. Kolayca yanan ahşap.

Spunk : Yürek. Bel. Meni. Kav. Alev. Kıvılcım. Cesaret. Öfke. Yüreklilik. Ataklık.

Exploders : Ateşleme tertibatı. Bir patlamaya sebep olan şey. Funya. Ateşleme makinesi. Atıcı. Kapsül. Detonatör barut hakkı. Patlayan şey.

Detonator : Kapçık. Fünye (patlayıcı). Detonatör. Kapsül. Fitil. Sis sinyali. Funya. Patlatıcı.

Detonation : Ateşleme. Patlama. İnfilak. Detonasyon. Vuruntu. Patlatma. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Çok hızlı yanma.

Igniter synonyms : pocket lighter, magnetos, portfire, firelighters, blasters, fuel, firers, fuzee, exploder, igniters, cigar lighter, magneto, striker, bursters, kindling, primer, kindlings, ignition plug, device, match, cigarette lighter, booster charge, detonating cap, ignitor, burster, detonations, distributor, blaster, lightering, fuse, light, tinder, fuze.