Lucifer türkçesi Lucifer nedir

Lucifer ile ilgili cümleler

English: Her name is Lucifera.
Turkish: Onun adı Lucifera.

English: Lucifera Vampirella is cute.
Turkish: Lucifera Vampirella sevimlidir.

Lucifer ingilizcede ne demek, Lucifer nerede nasıl kullanılır?

As proud as lucifer : Kibirli.

Luciferase : Bütün ışık veren organizmalarda bulunan, lüsiferin üzerinde etki yaparak ışık meydana gelmesini sağlayan bir enzim. Bazı su canlılarında lusiferinin oksilusiferine dönüştürülmesini hızlandırarak ışık üretimini sağlayan bir enzim. Işık maya. Lüsiferaz. Işıtan enzim. Lusiferaz.

Luciferin : Lüsiferin. Ateş böceklerinde atp’deki kimyasal enerjinin ışık enerjisine dönüşmesinde görev alan molekül. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işık veren bileşik. derin deniz balıkları, sölenterler, ateş böceği gibi organizmalarda enzimle okside olunca ışık çıkaran biyolüminanstan sorumlu madde. Işıtan madde. Lusiferin. Bir enzim ile birleşerek ışın üreten bir madde. Derin deniz balıkları, sölenterler, ateş böceği gibi organizmalarda enzimle okside olunca ışık veren bir tür madde.

Luciferous : Işıklı. Işık saçan.

 

Lucifers : Venüs. Şeytan. Sürtme ile tutuşan eski tür bir kibrit. Sabah yıldızı.

Camera lucida : Kopyalabilmesi için düz bir yüzey üzerine prizma veya aynalar kullanılarak yansıtılması için kullanılan cihaz. Aydınlık oda.

Lucidness : Sağduyu. Anlaşılırlık. Berraklık. Aklı başındalık. Açıklık.

Lucid : Açık seçik. Duru. Mantıklı. Vazıh. Açıklık. Sağduyu. Net. Aklı başında. Anlaşılır. Berrak.

Lucidity : Vuzuh. Açıklık. Parlak olma özelliği. Sağduyu. Açık seçiklik. Sarahat. Kolay anlaşılabilirlik. Berraklık.

Lucidities : Berraklık. Sarahat. Sağduyu. Açık seçiklik. Vuzuh. Açıklık. Parlak olma özelliği. Kolay anlaşılabilirlik.

İngilizce Lucifer Türkçe anlamı, Lucifer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lucifer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fusee : Eczalı kav. Uyarı işareti ışığı (trenler için). İri başlı kibrit. Geniş başlı kibrit.

Bogeying : Vagon alt düzeni. Gulyabani. Düşsel korku. Tanımlanamayan hava aracı veya taşıtı. Öcü. Umacı. Cin. Tanımlanamayan düşman uçağı. Sümük.

Archenemies : Baş düşman. Çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup.

Prince of darkness : Karanlıklar prensi. İblis.

Bogles : Hayalet. Tanımlanamayan hava aracı (askeri argo). Cin.

Phosphorus : Fosforlu madde. Organizmada ortalama % 1 oranında bulunan, önemli bir kısmı iskelet ve dişlerde hidroksil apatit biçiminde bağlanmış olan, kanda mutlaka bulunması gereken, kemiklerin yapısal fonksiyonu dışında nükleik asitlerin, fosfolipitlerin bileşiminde yer alan, karbonhidrat metabolizmasında hekzofosfat, difosfat ve trifosfatların oluşumunda önemli rol oynayan, hayvanlara çeşitli bileşikler halinde verilmesi gereken bir mineral. Fosfor. Seher yıldızı. Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, p ile simgelenen allotropik bir element.

 

Adversary : Karşı kimse. Düşman. Hasım. Muhalif. Muhalif kişi. Hasım taraf. Rakip. Aleyhtar. İblis.

Archenemy : Baş düşman. Çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup.

Slow match : Barutlu fitil. Funya.

Lucifer synonyms : kitchen match, book matches, lucifers, matchstick, blackhearted, archfiend, safety match, the tempter, bogey, arch fiend, venus, lighter, hesperus, artful, match, belial, bogie, old nick, evening star, friction match, fuzee, daystars, light, vesper, archfiends, arch enemy, ignitor, devil, daystar, bogle, satan, beelzebub, igniter.

Lucifer ingilizce tanımı, definition of Lucifer

Lucifer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The planet Venus, when appearing as the morning star. Applied in Isaiah by a metaphor to a king of Babylon.