Lignites türkçesi Lignites nedir

Lignites ingilizcede ne demek, Lignites nerede nasıl kullanılır?

Lignite mine : Linyit madeni. Linyit ocağı. Linyit kömürü ocağı. Linyit kömürünün çıkarıldığı yer.

Lignite : Linyit kömürü. İsli kömür. Genellikle % 25-45 karbon içeren, kara'kahverenkli, doğadaki en genç kömür türü. Ara oluşumlu bitki tezeğinden oluşmuş kömür. Yağız kömür. Linyit. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Gelignite : Nitrik asit ve gliserinden yapılmış güçlü patlayıcı. Dinamit lokumu. Gelignit. Jelinyit. Jöle şeklinde dinamit. Jelatinli dinamit. Jelatin dinamiti.

Lignitic : Linyit kömürüne benzeyen.

Malignities : Kökleşmiş kötülük. Şer. Derin nefret. Kötülük. Suiniyet. Kötü niyet. Kin. Habislik.

Lignifying : Odunlaşmak. Odunlaştırmak.

Lignin : Bitkilerde odunsu hücre duvarlarını oluşturmak için selülozla birleşen kompleks polimer (biyoloji terimi). Odunözü. Linyin. Damarlı bitkilerde hücre duvarlarını sertleştirici, suda çözünmeyen, kompleks fenilpropanoyit polimeri. Odun özü. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lignin. Odun özü denilen su geçirmez madde. Hücre duvarının yapısına giren ve selülozla kompleks oluşturan, temel yapı taşı fenilpropan türevleri olan sinapin ve koniferil alkoller. Bitkilerde doku iplikçiklerini birbirine bağlayan ve her bitkininki kendine özgü yapıda olan çoğuz özdek.

 

Malignity : Kökleşmiş kötülük. Şer. Kin. Kötülükçülük. Kötü niyet. Kötülük. Derin nefret. Suiniyet. Habislik.

Ligniform : Odun biçimli.

Lignifies : Odunlaştırmak. Odunlaşmak.

İngilizce Lignites Türkçe anlamı, Lignites eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lignites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heat : Erkek hayvanla çiftleşmeye hazır, kızgınlık gösteren dişi hayvan. Isı. Kızmak. Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına ve bir iş yapmasına sebep olan fiziksel enerji. Kızıştırmak. Kızgınlık. Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği. Bir dizge ile çevresi arasında iş yapmayla ilgisi olmayan ve moleküllerin düzensiz devinimleri sonucu oluşan, bir erke aktarımı türü. Bir özdeğin öğecikleri ya da özdecikleri düzeyindeki öteleme, dönme ve titreşim devinimleri ile ilgili toplam erkesi. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Jet : Oltu taşı. Jetle yolculuk yapmak. Karaamber. Oltutaşı. Jet uçağı ile uçmak. Biryapımlı görünüşte, koyu kara renkte kömürleşmiş ağaç. Fışkırma. Fışkırmak. Meme.

Cannel : İsli kömür.

Coal : Karaelmas. Taşkömürü. Bir yakımlık kömür. Kor. Kömür. Maden kömürü. Havasız ortamda kalan bitkilerin nem, basınç ve sıcaklık etkisiyle bozunarak oluşturdukları yanıcı, kara-kahve renkli, katı özdek. (başlıca bileşeni karbondur, bunun yanında hidrojen, kükürt, oksijen ve azot, ayrıca kül denilen mineral oksitleri içerir.). Kökeni bitkisel, değişmiş ve başkalaşmış katı yakıt. (örneği ve derecesi ilkel maddelerin geçirdiği başkalaşıma bağlıdır.). Yanmak. Kömür almak.

 

Raise : Öndürmek. Yükseltmek. Kaldırmak (yukarı). Beslemek. Çıkıntı. Artırmak. Artış. Yetiştirmek. İnşa etmek. Kaldırmak.

Provoke : Kızdırmak. Öfkelendirmek. Tahrik etmek. Kışkırtmak. -e neden olmak.

Lignite : Genellikle % 25-45 karbon içeren, kara'kahverenkli, doğadaki en genç kömür türü. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Linyit kömürü. İsli kömür. Ara oluşumlu bitki tezeğinden oluşmuş kömür. Yağız kömür. Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Arouse : Hayat bulmak. Uyandırmak. Canlanmak. Kaldırmak. Uyanmak. Uyuyan devi uyandırmak. Harekete geçirmek. Canlandırmak. Ayaklandırmak.

Kindle : Uyandırmak. Tutuşturmak. Canlanmak. Parlamak. Yakmak. Ateş almak. Uyanmak. Yanmak. Tutuşmak. Alevlendirmek.

Elicit : Yol açmak. Aydınlatmak. Çıkarmak. Sağlamak. Edinmek (bilgi). Gerçeği ortaya çıkarmak. Tepkiye neden olmak. Neden olmak. Temin etmek. Tepki göstermek.

Lignites synonyms : wood coal, enkindle, stir up, humate, ferment, brown coal, wake, fire up, inflame, fire, evoke.

Lignites zıt anlamlı kelimeler, Lignites kelime anlamı

Extinguish : Yıkmak. Söndürmek. Ortadan kaldırmak. Yok etmek. Bastırmak. Ödeyerek bitirmek. Baskın çıkmak. Lağvetmek. (ışık veya ateş) söndürmek. Tüketmek.

Unlighted : Işıklandırılmamış. Işıksız. Aydınlatılmamış.