Emulsifies türkçesi Emulsifies nedir

  • Emülsiyonlaştırmak.
  • Emülsiyon yapmak.
  • Asıltılaştırmak.
  • Emülsiyon haline dönüştürmek.
  • Emilsiyon haline dönüştürmek.

Emulsifies ingilizcede ne demek, Emulsifies nerede nasıl kullanılır?

Emulsified : Subye haline getirilmiş. Çarpılmış. Sıvıçözünük. Emülsiyonlaştırılmış. Emülsiyon haline getirilmiş. Sübye haline getirilmiş. Emilsiyon haline dönüştürmek. Dövülmüş.

Emulsified meat products : Emülsiyon tipi et ürünleri. Et proteinleriyle su ve yağdan oluşan emülsiyonun, yapay veya doğal kılıflara doldurularak ısısal işlem uygulandıktan sonra elde edilen, salam, sosis vb. et ürünlerine verilen genel ad.

Emulsifier : Emülgatör. Emülsiyonlaştırıcı. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. bir gıda maddesinde, yağ, su vb. iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde.

Emulsifiers : Bir emülsiyonun istikrarını arttıran madde.

Colloidal emulsifier : Koloidal emülsiyonlaştırıcı.

Emulsifying : Bir maddeden emulsiyon yapma. Emilsiyon haline dönüştürmek.

 

Emulsible : Sıvı içinde askıya alınabilir. Bir maddeden emulsiyon yapılabilen. Emilsiyon haline dönüştürülebilir.

Emulsin : Emülsin enzimi.

Emulsify : Asıltılaştırmak. Emülsiyon haline dönüştürmek. Emilsiyon haline dönüştürmek. Emülsiyon yapmak. Emülsiyonlaştırmak.

Emulsifications : Sütsüleştirme. Sıviçözütüm. Emülsiyonlaştırma. Sıvıçözütüm. Birbiri içinde çözünmeyen iki maddeyi birleştirme. Emulsifikasyon.

İngilizce Emulsifies Türkçe anlamı, Emulsifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emulsifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emulsifying : Bir maddeden emulsiyon yapma.

Surfactant : Yüzey etkinleştirici. Yüzey aktif madde. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sürfektan. Kayganlaştırıcı. Akciğerlerde tip ıı alveol epitel hücreleri tarafından yapılan, alveolve en küçük hava yollarının iç yüzeyinde bulunan sıvının yüzey gerilimini azaltan, en önemli bileşeni dipalmitolfosfatidilkolin olan fosfolipit ve lipoprotein karışımı bir madde. akciğer esnekliğine yardımcı olur, alveollerin sönmesini önler ve akciğer ödeminin önlenmesine yardım eder. kuvaterner amonyum bileşikleri. yüzey aktif madde. Yüzey etkin madde. Sürfaktan. Yüzeyetkin özdek. Sürfaktif.

Lecithin : Lektin. Lesitin. Hayvansal ve bitkisel dokularda bulunan yağ asidi. Bitkisel ve hayvansal dokularda bulunan yağlı madde. Fosfatidilkolin.

Emulsified : Subye haline getirilmiş. Dövülmüş. Emülsiyonlaştırılmış. Sıvıçözünük. Sübye haline getirilmiş. Çarpılmış. Emülsiyon haline getirilmiş.

Wetter : Islatıcı. Daha nemli. Nemli. Yüzeyetkin özdek. Yüzey aktif madde. Islaklaştıran. Islatan (örneğin yatak ıslatan). Akışkanlaştırıcı kimyasal.

Surface active agent : Yüzeyetkin özdek. Yüzey aktif madde. Yüzey etkin madde.

Wetting agent : Islatıcı.

Emulsifies synonyms : emulsify.