Surfactant türkçesi Surfactant nedir

  • Sürfaktan.
  • Akciğerlerde tip ıı alveol epitel hücreleri tarafından yapılan, alveolve en küçük hava yollarının iç yüzeyinde bulunan sıvının yüzey gerilimini azaltan, en önemli bileşeni dipalmitolfosfatidilkolin olan fosfolipit ve lipoprotein karışımı bir madde. akciğer esnekliğine yardımcı olur, alveollerin sönmesini önler ve akciğer ödeminin önlenmesine yardım eder. kuvaterner amonyum bileşikleri. yüzey aktif madde.
  • Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yüzey etkin madde.
  • Suyun yüzey gerilimini değiştiren (genellikle azaltan) bir özdek.
  • Yüzeyetkin özdek.
  • Yüzey aktif madde.
  • Sürfaktif.
  • Yüzey etkinleştirici.
  • Sürfektan.
  • Kayganlaştırıcı.

Surfactant ingilizcede ne demek, Surfactant nerede nasıl kullanılır?

Negative surfactant : Eksi yüzeyetkin. Kimi elektrolitler gibi, sıvıların yüzey gerilimlerini artıran (özdek). Negatif surfaktan.

Surfactants : Surfaktanlar.

Acid anionic surfactants : Asit anyonik sürfektanlar. Genellikle fosforik asidin birleşimlerinden elde edilen ve gıda temas yüzeyleriyle süt taşıyıcı borularda oluşan kireç tabakasının giderilmesinde kullanılan temizlik maddeleri.

Surface : Kanat (uçak). Yüzölçümü. Yerüstü. Cilalamak. Meydana çıkmak. Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yüzeye çıkmak. Yol vb'yi sert bir madde ile kaplamak. Dış görünüş.

 

Surface active : Yüzeyetkin. Sürfaktif. Yüzey aktif. Yüzey etkin.

Surface chart : Yüzey grafik. Yüzey çizimi. Yüzey grafiği.

Surface anesthesia : Yüzeyel anestezi. İlacın deri veya mukozaya temas ettirilmesiyle elde edilen yerel anestezi, topikal anestezi. Yüzeysel anestezi. Topikal anestezi.

Surface active substances : Yüzey etkin maddeler. Bir sıvının yüzey gerilimini azaltan deterjan, sürfektan gibi maddeler. tavuk yetiştiriciliğinde özellikle sekiz haftalıktan daha yaşlı piliçlerde büyümeyi hızlandırıcı etkisi dolayısıyla belirli koşullarda yemlere katılmasına izin verilmektedir.

Surface carbon : Yüzey karbonu.

Surface contaminant : Yüzey bulaşkanı. Yüzey kirletici.

İngilizce Surfactant Türkçe anlamı, Surfactant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surfactant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emulsifier : Emülgatör. Emülsiyonlaştırıcı. Süt ikame yemi gibi suya karıştırılarak çoğaltılıp kullanılacak maddelerin ortamda bağdaşık bir biçimde dağılmasını sağlayan, yemlere katılarak onların kararlı emülsüyon durumuna gelmesini sağlayan lesitin, mono ve digliserit gibi maddeler. bir gıda maddesinde, yağ, su vb. iki veya daha fazla farklı fazın bağdaşık karışımını sağlayan veya sabit tutan madde.

Surface active : Yüzeyetkin. Yüzey aktif. Yüzey etkin.

Wetters : Nemli. Akışkanlaştırıcı kimyasal. Islaklaştıran. Islatan (örneğin yatak ıslatan). Daha nemli. Islatıcı.

Chemical agent : Kimyasal madde. Kimyasal harp maddesi. Kimyasal etmen. Kimyasal ajan. Kimyasal. Kimyasal silah.

 

Wetting agent : Islatıcı.

Detergent : Temizleme maddesi. Temizlik maddesi. Susever ve yağsever özdeciklerden oluşmuş, yağsal özdeklerle su arasındaki sınırda toplanıp onları ayıran özdek. Açmalık. Deterjan. Kir giderici. Temizleyici. Arıtıcı. Suyun yüzey gerilimini külçülten, özellikle yağ-su arayüzeyinde yoğunlaşıp sıvı asıltı oluşmasını sağlayarak kirlerin uzaklaşmasını kolaylaştıran ve bu işlevi için, içine silikat, perborat, sülfat vb. katılmış özdek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Wetter : Nemli. Islatıcı. Islaklaştıran. Akışkanlaştırıcı kimyasal. Daha nemli. Islatan (örneğin yatak ıslatan).

Lubricant : Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lubrikant. Yağlama maddesi. Kayganlaştırıcı madde. Müdahale yapacak el, alet veya doğuma yardım sırasında, iki yüzey arasındaki sürtünmeyi azaltmak amacıyla kullanılan kayganlık sağlayıcı bitkisel yağ, vazelin, metil selüloz, karboksimetil selüloz gibi maddeler, lubrikant. Yağlayıcı. Yağ. Madde. Yağlayıcı madde.

Surfactant synonyms : surface active agent.