Endowed with türkçesi Endowed with nedir
Endowed with ile ilgili cümleler
English: She is endowed with beauty.
Turkish: Güzellik ona bağışlanmış.
English: All human beings are born free and equal in dignity and rights. They are endowed with reason and conscience and should act towards one another in a spirit of brotherhood.
Turkish: Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
English: The pianist is endowed with extraordinary talent.
Turkish: Piyanistin sıradışı bir yeteneği var.
English: She is endowed with a special talent.
Turkish: Özel bir yetenekle donatılmıştır.
English: He is endowed with many talents.
Turkish: Ona birçok yetenekler bahşedilmiş.
Endowed with ingilizcede ne demek, Endowed with nerede nasıl kullanılır?
Endowed : Bahşedilen. Verilen.
With : Nedeniyle. Canlı. Birlikte. Beraber. -lı. İle ilgili. -e karşın. -la. Li. Beraberinde.
Be endowed with : Allah birine bir şeyi vermek.
Well endowed with : Özene bezene yaratılmış.
Abound with : Bol olmak (bir yerde). Taşma. Çok olmak (bir yerde). Dolu olma. İle dolu olmak.
Abreast with : Ayak uydurarak.
İngilizce Endowed with Türkçe anlamı, Endowed with eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Endowed with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fitted out : Gerekli malzemeler ve ihtiyaç maddeleri ile desteklemek. Elbiselerini giymek. Elbiselerini karşılamak. Gerekli ekipmanlarla donatmak.
Bejeweled : Murassa. Mücevherlerle donatılmış. Değerli taşlarla süslenmiş. Bezenmiş. Süslenmiş. Dekore edilmiş.
Gerent : Müdür. Yöneten kişi. Hükümdar. Yönetici.
Lorded : Allah. Lord ünvanı vermek. Lord payesi vermek. Hakim. Bey. Beyefendi. Mal sahibi. Hükümdar. Efendi.
Possessors : Elinde tutan. Hakim olan. İye. Eldeci. Zilyet. Mal sahibi.
Holders : Kap. Kulp. Hamil. Sevke tabi personel. Aktif sahipleri. Tutan şey. Tutacak. Elinde bulunduran kimse. Duy.
Has in his possession : Ona ait. Mülkiyeti var.
Proprietor : Maliyesi. Arazi sahibi. Taşınır ve durağan malı bulunan kişiler. İmtiyaz sahibi. Mülk sahibi. İye. Ticari bir kuruluşun sahibi. Yapı iyesi.
Possessing : Hakim olmak. Tutmak. Kurcalamak (zihin). Elinde bulundurmak. Hamil. Sahip olmak. Egemen olmak.
Disponer : Düzenleyen kişi. Amir.
Endowed with synonyms : possessor, equipped, malic, owner, bwanas, mistresses, trimmed, owners, figured, tenants, bwana, decked, bejewelled, lord, termor, tenanting, lordings, tenant, containing, beneficial owner, holder, lording, endued with, adorned, bedecked.

Bu kısımda Endowed with kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Endowed with ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Endowed with anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Endowed with ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.