Enin nedir, Enin ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Alçak yer.

Enin ile ilgili Cümleler

  • Eninde sonunda Fransızca'yı iyice öğrenecek.
  • Sakin kalalım ve bunu enine boyuna dikkatlice düşünelim.
  • Enine boyuna düşünülürse, onun hatalı olduğunu söyleyemeyiz.
  • Eninde sonunda kim karar verecek?
  • Bunu enine boyuna düşünmelisin.
  • Eninde sonunda pişman olacak.
  • Bunu enine boyuna düşünmek zorundasın.
  • Ali şu ana kadar eninle benim hakkında konuştu mu?
  • Bunu enine boyuna düşündün mü?

Enin kısaca anlamı, tanımı

Enine çap : Pelvis boşluğu girişinin enine çapları. Dorsal, intermedyer ve ventral olmak üzere üç tanedir, diameter transversa

Enine dalga : Titreşen niceliğin, yayılma doğrultusunla dik yöneldiği dalga.

Enine dalgalar : Yer değiştirme yönü, çoğalma yönüne dik olarak hareket eden dalga. Titreşim doğrultusu, yayınma doğrultusuna dikey deprem dalgaları.

Enine eksen : Vücudun, yanlarından yatay olarak geçtiği varsayılan ekseni.

Enine görüntü aygıtı : Enine görüntü saptamayı gerçekleştiren mıknatıslı görüntü aygıtı.

Enine görüntü saptama : Mıknatıslı görüntü kuşağına görüntülerin dikine aktarılması.

Enine im : Mıknatıslı görüntü kuşağında televizyon iminin televizyon yoluna dikey olarak saptanmış durumu.

Enine kesi : Bir organizmayı boy eksenine dik ya da en eksenine paralel olarak kesen kesi.

 

Enine kesit : Bir organizmayı boy eksenine dik ya da en eksenine paralel olarak kesen kesit. Transversal kesit. Bir organizmayı boy eksenine dik veya en eksenine paralel olarak kesen kesit, transversal kesit.

Enine kırık : Genel yapıyı enine kesen kırık.

Enine kıyı : Birbirine koşut sıralar durumunda denize ulaşan dağlar önünde yayılan ve yerine göre değişik biçimleri bulunan kıyı türü.

Enine kolon : Colon ascendens ile colon descendens arasında kalan ve karın boşluğunda sağdan sola enine olarak geçen kolon bölümü, kolon transversum.

Enine koyak : Engebelere koşut değil de, onları az çok dikine keserek uzanan koyak.

Enine tubuluslar : Sarkoplazma retikulumu.

Enine tüpçükler : İskelet kasında her miyofibrili çevreleyen, plazma zarının içe büyümüş, birbirine bağlı tüpçükleri. T tüpçükleri. İskelet kasında her miyofibrili çevreleyen, plazma zarının içe büyümüş, birbirine bağlı tüpçükler, T tüpçükleri.

Enine yanay : Bir koyağın, akarsuyun elerine ve yana doğru aşındırmaları arasındaki ilişkiye bağlı olarak biçimlenen yan görüşü, bk. boyuna yanay.

Eninde sonunda : Önünde sonunda.

Enine boyuna : Gösterişli, iri yarı. Çok ince ayrıntıları ile, eksiksizce, enikonu.

Alçak : Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

Alça : Alın. Ayakkabı kalıplarının ön tarafına konulan üç köşeli mukavva, vaketa veya meşin parça. Erkeğin nişanlısına verdiği hediye. Erik. Kalıpları ayakkabıya uydurmak amacıyla kalıpların üzerine konulan meşin parçalar. (Aksaray Niğde) (alçı) : (Ankara).

Diğer dillerde Enharmonic anlamı nedir?

Osmanlıca Enharmonic : sesteş