Enine im nedir, Enine im ne demek

Enine im; Televizyon alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Mıknatıslı görüntü kuşağında televizyon iminin televizyon yoluna dikey olarak saptanmış durumu.

Enine im kısaca anlamı, tanımı

Enin : Alçak yer

İm : İşaret. Alamet.

Mıknatıslı görüntü kuşağı : Mıknatıslı görüntü saptamakta kullanılan, üzeri demir oksit tozuyla örtülü polivinilklorit tabanlı, 25 mm ya da 50 mm eninde, kenarlarında ses yolu da bulunan kuşak.

Mıknatıslı görüntü : Mıknatıslı görüntü kuşağının yayına verilmesi komutu.

Televizyon yolu : Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plaklarında televizyon iminin yer aldığı daracık yol.

Görüntü kuşağı : Yalnız görüntü taşıyan kuşak. Sesli filmde, kuşağın sese karşılık görüntü bölümünü belirten terim.

Televizyon imi : Televizyon alıcısından çıktıktan sonra işlenen, alıcıdan gelen resim imine, eşleme ve boşluk imlerinin eklenmesinden oluşan, böylelikle yayına hazır duruma gelen karmaşık resim imi.

Mıknatıslı : Mıknatısı olan. Mıknatıslanmış olan.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Mıknatıs : Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. Çekiciliği, albenisi olan kimse. Demiri çekme özelliği taşıyan veya sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde.

 

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

Görün : Mezar, mezarlık.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Dikey : Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi. Dik olarak.

Tele : İnce ip, iplik. Hayvanlar için kurulan tuzak. Giysi yakalarının içine konulan kolalı bez, tela. Tuzak. Bir terzi malzemesi: tela. Televizyonun, konuşma dilinde kısaltılmışı. "Televizyon" sözcüğünden kısaltmayla elde edilen ön ek. (Yabancı dillerde téléciné, téléfilm, teleplayer, ve benzerleri bileşiklerde kullanılır). Yunanca "tele" (uzak, ırak) sözcüğünden alınarak yabancı dillerde bu anlamda ön ek olarak kullanılan ve çeşitli bileşikler (télécommunication, télégraphe, téléphone, télévision; telefilm, telephoto, teleplayer, telerecorder, television; Telefon, Telefoto, Telegrafie, Teleskop, vb.) türeten sözcük. Ceketlerin göğüs ve yaka kesimlerini sert tutmak amacıyla kullanılan kıl kumaş. ( Uşak.; Güdül Ankara).

 

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

İmin : Emin. İmino eterlerde olduğu gibi C=N- grubu içeren madde.

Diğer dillerde Enine im anlamı nedir?

İngilizce'de Enine im ne demek ? : transverse-scan track