Envision türkçesi Envision nedir

  • Kafasında canlandırmak.
  • Tasavvur etmek.
  • Zihninde canlandırmak.
  • Düşünmek.
  • Gözünün önüne getirmek.
  • Tasavvur.

Envision ingilizcede ne demek, Envision nerede nasıl kullanılır?

Envisioned : Gözünün önüne getirmek. Tahayyül edilmiş. Düşünmek. Planlanmış. Zihinde canlandırılmış. Öngörülmüş. Tasavvur edilmiş.

Envisioning : Planlama. Gözünün önüne getirmek. Tahayyül etme. Tasavvur etme. Zihninde canlandırma. Düşünmek.

Envisions : Tasavvur etmek. Kafasında canlandırmak. Zihninde canlandırmak. Düşünmek. Gözünün önüne getirmek. Tasavvur.

Envisage : İmgelemek. Tahmin etmek. Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlanmak. Tahayyül etmek. Tasavvur etmek. Planlamak. Öngörmek. Kafasında canlandırmak. Usunda canlandırmak.

Envisaged : Tahmin edilmiş. Göze almak. Önceden düşünmek. Tahmin edilen. Tasarlanan. Öngörülen. Kafasında canlandırmak. Öngörülmüş.

Envied him : Was jealous of him.

Envies : İmrenti. Gözü kalmak. Haset etmek. İmrenmek. Hasetlenmek. İmrenme. Kıskançlık. Gıpta etmek. Çekememek. Kıskanmak.

Envisagement : Tahayyül. Plan. Tasavvur. Tasarım.

Envisages : Göze almak. Kafasında canlandırmak. Önceden düşünmek. Gözünde canlanmak. Tahayyül etmek. Planlamak. Zihninde canlandırmak. Usunda canlandırmak. Tasavvur etmek. Öngörmek.

 

Envisaging : Planlama. Tasavvur etme. Önceden düşünmek. Tahayyul etme. Zihninde canlandırma. Göze almak. Kafasında canlandırmak.

İngilizce Envision Türkçe anlamı, Envision eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Envision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allow : Saymak. Göz önüne almak. Fikrinde olmak. Hoş görmek. Hesaba katmak. Vermek. Ayırmak. Kabul etmek. Müsaade etmek.

Visualizes : Hayalinde canlandırmak. Gözünde canlanmak. Görselleştirmek. Gözünde canlandırmak.

Conceptualizes : Tasarlamak. Gözlemlerini kavram ile açıklamak (ayrıca conceptualise). Kavramsallaştırmak. Canlandırmak. Tasavvur emek. Hayal etmek.

Vision : Güzel kimse. Önsezi. Yaratıcılık. Görme gücü. Hayal gücü. İleriyi görme. Görüş. Görme kuvveti. Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması. Görülmeye değer şey.

Visualise : Hayalinde canlandırmak. Gözünde canlandırmak. Görselleştirmek. Tahayyül etmek. (britanya ingilizcesi) görsellemek. Hayal etmek. Canlandırmak. Akılda resimlemek.

Associate : Ortak çalışma arkadaşı. Birleştirmek. Bağdaştırmak. İşbirliği yapmak. İş arkadaşı. Şirket sermayesine katılan kişi. Ortak. Yakıştırmak. İlişkilendirmek. Arkadaşlık etmek.

Image : Put. Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim. Şekillendirmek. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şekil. İzlenim. Benzetme. Görüntü. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Resim.

 

Realisation : Anlama. Farkına varma. Kavrayış. Paraya çevirme. İdrak. Gerçekleştirme. Farketme. Gerçekleşim. Teeyyüt.

Envisage : Planlamak. Gözünde canlanmak. Önceden düşünmek. Tahmin etmek. Usunda canlandırmak. Öngörmek. İmgelemek.

Ideate : Tasarlamak. Kavramak. Düşünceler dile getirmek. Konseptler oluşturmak. Fikirler ifade etmek. Hayal etmek.

Envision synonyms : imaginations, visualized, chew, realize, project, conceive, allows, understand, cerebrated, foresee, account, cerebrates, bethink, imagine, be worried, picture, realise, ideates, fanciest, conceptualise, envisioned, balance, fancying, figure, allowing, thought, see, envisioning, envisaging, conceptualized, envisages, cast about, ideated.