Enzyme türkçesi Enzyme nedir

  • Biyokimyasal tepkimeleri başlatan, hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler.
  • Enzim.
  • Ferment.
  • Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment.
  • Tepkiten.
  • Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen, besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan, organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen, bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik, protein tabiatında maddeler. katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar.
  • Dirilkimyasal tepkimeleri, her birine özgün biçimde tezgenleyen önemli tezgen türü önbesi özdeciği.
  • Canlı gözelerce bir taşıyıcı proteinle buna bağlı metal kümelerden üretilip dirilkimyasal tepkimeleri tezleştiren özdek.
  • Özgen.
  • Anamaya.

Enzyme ingilizcede ne demek, Enzyme nerede nasıl kullanılır?

 

Enzyme immunoassay : Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi. Enzim immunoassay.

Enzyme induction : Enzim indüksiyonu. Karaciğer başta olmak üzere bazı organlarda ilaçların biyotransformasyonundan sorumlu enzimlerin aktivitesinin artması.

Enzyme inductor : Biyotransformasyonda görevli bazı enzim veya enzim sistemlerinin üretimini artıran veya yıkımlanmasını azaltan ve böylece dokulardaki enzim düzeyini ve buna bağlı olarak da etkinliğini artıran maddeler. karaciğerde ilaç biyotransformasyonunda görevli olan mikrozomal enzimlerin indüklenmesini gerçekleştiren binlerce madde vardır ve bunlar fenobarbital tipi ve poliaromatik hidrokarbon tipinde artış yapanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar. Enzim indükleyici.

Enzyme inhibition : Enzim baskılanması. Bazı ilaçlar veya kimyasallar tarafından, ilaç metabolizmasında görevli enzimlerin baskılanması sonucunda ilaçların metabolizmalarının yavaşlaması ve buna bağlı olarak etki süresi ve şiddetlerinin artması durumu. Enzim inhibisyonu.

Enzyme inhibitor : Enzim inhibitörü. Enzim baskılayıcısı. İlaç metabolizmasında görevli bazı enzimlerin üretimini azaltarak veya yıkımlanmalarını artırarak bu enzimlerin substratı durumundaki ilaçların biyotransformasyonunun yavaşlamasına neden olan simetidin ve kloramfenikol gibi bileşikler.

Anti enzyme : Mayanın etkisini yok eden özdek. Mayabozan.

One gene one enzyme hypothesis : Her genin bir polipeptit zincirini kodladığını söyleyen ve 1930-40’larda biyokimyasal mutantların incelenmesinden gelişen hipotez. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir gen bir enzim varsayımı. Bir gen bir enzim hipotezi. Her genin bir polipeptit zincirini kolladığını söyleyen ve 1930-40'larda biyokimyasal mutantların incelenmesinden gelişen hipotez.

 

Catalase enzyme : Katalaz enzimi.

Co enzyme q10 : Ko enzim q10. Mitokondrilerde bulunan, kardiyovasküler sistemi koruyucu, enerji verici ve kanseri önleyici bir bileşik.

Bacterial enzyme : Bakteriler tarafından salgılanan ve bazıları gıdalarla birlikte tüketildiğinde mide, bağırsak hastalıklarına neden olan enzimlere verilen genel ad. Bakteriyel enzim.

İngilizce Enzyme Türkçe anlamı, Enzyme eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enzyme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Urease : Üreaz. Üreyi amonyum karbonata dönüştüren enzim. Ürenin, amonyak ve karbondioksite parçalanmasını katalizleyen enzim. Ürenin, amonyak ve karbondioksite parçalanmasını sağlayan enzim. Soya gibi bazı baklagil tohumlarında ve bakterilerde bulunan, üreyi amonyak ve karbondiokside bazen de amonyum karbonata katalize eden bir enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Nitrogenase : Azot elementinin amonyağa indirgenmesini katalizleyen multienzim kompleksi. Nitrojenaz.

Cholinesterase : Kolinesteraz. Asetilkolinesteraz. Kolinester. Enzim (kalpte, beyinde ve kanda bulunan).

Proteolytic enzyme : Proteolitik enzim. Protein parçalayıcı enzim. Proteaz.

Glucokinase : Glikokinaz. Glikolizisin başlangıcında glikozun atp’den bir molekül fosfat alarak glikoz-6-fosfat durumuna gelmesini katalizleyen, yalnızca glikozu fosforile edebilen ve yalnızca karaciğerde bulunan enzim. glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri. Glükokinaz.

Zymase : Zimaz. Maya özü (biyokimya). Maya özü.

Streptodornase : Hemolitik streptokoklar tarafından üretilen deoksiribonükleaz. Streptodornaz.

Accelerator : Temel tanecikleri ya da çekinleri yüksek erkelere dek hızlandırmaya yarayan aygıt. Kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde. Sempatik sinir. Yüklü öğeciksel parçacıkları çok yüksek hızlara çıkararak çekirdeksel etkileşimler oluşturan aygıt. Gaz pedalı. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek. Gaz. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Proton ve nötron iyonları gibi yoğun taneciklere büyük kinetik enerji sağlayan cihaz. Uygun elektrik ya da mıknatıs alanları yardımıyla, yükünleşmiş temel parçacıkları, atomlar ve molekülleri yüksek hızlara çıkararak, çarpışmalarla yeni çekirdek tepkimeleri sağlayan aygıt.

Elastase : Elastin ve diğer proteinlerin daha basit moleküllere ayrılmasını katalize eden, genellikle amino asitlerin karbonil gruplarının bulunduğu bağlardaki polipeptit zincirini kıran, nötrofiller, makrofajlar tarafından salgılanan serin endopeptidazların bir grubu. elastaz aktivitesi alfa-1-antitripsin tarafından özgün olarak baskılanır. Elastas. Elastaz.

Isomerase : Bir molekül içinde yeni atom düzenlenmesini katalizleyen herhangi bir enzim. Molekül içerisinde atomların yerlerini değiştiren enzim. İzomeraz. Molekül içinde yeni atom düzenlemesini katalizleyen herhangi bir enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eş enzim.

Enzyme synonyms : cyclooxygenase, spreading factor, histaminase, disaccharidase, beta lactamase, de iodinase, hyazyme, secretase, telomerase, protease, proteinase, papain, enzymes, plasmin, oxidoreductase, lipase, trypsin, pepsinogen, hyaluronidase, transferase, polymerase, protein, streptokinase, penicillinase, muramidase, sod, catalase, active site, assay, mao, phosphatase, amylase, adenosine deaminase.

Enzyme zıt anlamlı kelimeler, Enzyme kelime anlamı

Anticatalyst : Kimyasal reaksiyonu yavaşlatan madde (kimya). Antikatalizör. Negatif katalizör. Yavaşlatan. Karşıtezgen. Durduran.

Enzyme ingilizce tanımı, definition of Enzyme

Enzyme kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An unorganized or unformed ferment, in distinction from an organized or living ferment. A soluble, or chemical, ferment. Ptyalin, pepsin, diastase, and rennet are good examples of enzymes.