Eolien erosion türkçesi Eolien erosion nedir

  • Yel aşındırması.
  • Yelin ve yellerle devindirilen taş parçacıklarının yaptığı mekanik aşındırma.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Eolien erosion ingilizcede ne demek, Eolien erosion nerede nasıl kullanılır?

Erosion : Yalama. Yerkabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere, çeşitli dışetmenlerle yıpratılıp, yerinden koparılmaları ya da eritilmeleri. Toprak aşınımı. Aşınım. Aşındırma. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması. Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Çoğunlukla kayaçların akarsu, yel, buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması, kazılması ve kum, toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları. Aşınma. Sarsma.

Abnormal erosion : Olağandışı aşınma. Hızlanmış erozyon.

Accelerated erosion : Hızlandırılmış erozyon. Hızlanmış erozyon. Hızlandırılmış aşınma.

Aeolian erosion : Rüzgar erozyonu.

Base level of erosion : Erozyon taban seviyesi. Bir akarsuyun, aşındırma ile erişebileceği en alçak sınır. Taban düzeyi.

 

Beach erosion : Kumsal erozyonu. Kıyı erozyonu. Sahil erozyonu.

İngilizce Eolien erosion Türkçe anlamı, Eolien erosion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eolien erosion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Acid fumarole : Asit fümarol. Ekşit (asit) tüten. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Corrasion : Korazyon.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş.

After shock : Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra).

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Eolien erosion synonyms : acrozone, abrasion, alcalic fumarole, adventive cone, adjacent rock, algonkian, advance of aglacier, abyss.