Epicardial türkçesi Epicardial nedir
- Kalbin dış zarı ile alakalı.
- Epikardiyal.
- Epikardik.
- (anatomi) epikardiyal.
- Epikardi ile alakalı.
Epicardial ingilizcede ne demek, Epicardial nerede nasıl kullanılır?
Subepicardial : Subepikardiyal.
Epicardia : Epikardiya. Kalbin dış zarı (anatomi terimi). Epikardi. Epikard.
Epicardiac : Epikardiyak.
Epicardium : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Perikardiyumun iç yaprağından oluşan kalbin duvarının dış katmanı, epikard. viseral yaprağın altıyla miyokardiyum arasında elastik iplikli bağ doku bulunur. Yüreğin iç yüzünü astarlayan tabaka. epikardiyum. Visseral perikard. Kalbin dış yüzünü örten iç yaprağı, epikardiyum. Epikardi. Eplkardiyum. Kalbin dış zarı (anatomi terimi). Epikardiyum. Perikardın kalbi saran iç yaprağı.
Epicaridium : Epikaridyum. Epicaridea alt sınıfında, serbest yüzen kopepodlara yapışan isopodların ilk larval evresi.
Epicarp : Epikarp. Meyve kabuğunun en dış tabakası. Meyvelerde perikarpın en dış tabakası. epikarp. Meyvenin dış kabuğu. Ekzokarp. Meyvelerde pericarpın en dış tabakası, epikarp.
İngilizce Epicardial Türkçe anlamı, Epicardial eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epicardial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Passageway : Koridor (ingiliz ingilizcesi). Geçiş yeri. Pasaj. Aralık. Koridor. Geçit. Koridor hol veya pasaj gibi geçiş için dar yol. Geçiş yolu.
Esophagus : Yemekborusu. Ösefagus. Yemek borusu. Özofagus. Yutak. Boğaz. Meri. Özefagus. Bkz.oesophagus. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus.
Gullet : Yemek borusu. Ümük. Gırtlak. Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal. farinks. Geçit. Boğaz. Su kanalı. Sel yatağı. Kanal.
Passage : Bölüm. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Bağırsakların boşalması. bir yerden diğer bir yere hareket etme. katater, prop gibi bir aletin bir kanalın içinden geçmesi. Dehliz. Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Deniz yolculuğu. Bent. Parça. Geçme. Akış.
Oesophagus : Boğaz. Yutak. Özofagus. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meri. Yemek borusu. Yemekborusu. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Özefagus.
Gorge : Boğaz. Atıştırmak. Gırtlak. Tıkanmak. Oburluk. Geçit. Tıka basa doldurmak. Tıkınmak. Tıka basa yemek. Tiksinti.

Bu kısımda Epicardial kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epicardial ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epicardial anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epicardial ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.