Equatorial forest türkçesi Equatorial forest nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Eşleksel yağmur ormanı.
  • Bk. balta girmemiş orman.

Equatorial forest ingilizcede ne demek, Equatorial forest nerede nasıl kullanılır?

Equatorial : Ekvatorla ilgili. Eşleksel. Ekvatora ait. Ekuatoryal. Ekvatoral. Ekvatora yakın.

Forest : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Ağaç dikip orman haline getirmek. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Orman. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Ağaçlandırmak. Mississippi eyaletinde şehir. Ormanlaştırmak. Ağaçların sık ya da seyrek, ancak kesintisiz bir örtü oluşturduğu alan.

Equatorial climate : Eşlek'in iki yanında, yaklaşık 10° kuzey ve 10° güney paralelleri arasında kalan, bütün yıl sıcak ve sürekli yağışlı iklim türü. Eşlek iklimi. Ekvator iklimi. Ekvatoral iklim.

Equatorial coordinates : Ekvator koordinatları. Gökküresi üzerindeki bir yıldizın yerini belirtmek için kullanılan bir konsayı dizgesi. gök eşleği temel düzlem olarak alınır. Eşlek konsayıları.

Equatorial guinea : Ekvator gine'si. Ekvatoral gine cumhuriyeti. Ekvator ginesi. Batı afrika'da bulunan bağımsız cumhuriyet.

Equatorial guinean : Ekvator gineli. Ekvator ginesi´ne özgü. Ekvator ginesi.

İngilizce Equatorial forest Türkçe anlamı, Equatorial forest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equatorial forest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Age pyramid : Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge. Yaş piramidi.

Air route : Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Agricultural production : Sebze. Tarım üretimi. Zirai üretim. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

 

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Afforestation : Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Equatorial forest synonyms : agricultural specialisation, abandoned meander, alluvial deposit, abrasion platform, adventife cone, aluvial coast.