Escargot türkçesi Escargot nedir
- Fransa'da yenilen salyangoz.
- Salyangoz (yemeklik).
- Salyangoz.
Escargot ingilizcede ne demek, Escargot nerede nasıl kullanılır?
Escargots : Salyangoz (yemeklik). Salyangoz.
Escargatoire : Salyangoz yetiştirilen yer.
Escarole : Genellikle salatalarda kullanılan bitki türü. Hindiba.
Escaroles : Hindiba. Genellikle salatalarda kullanılan bitki türü.
Escarp : Setin önündeki şey. Hendeğin iç tarafı. Şevli yapmak. Iskarpa. Şev. Eğik yüzey.
Escalade : Merdivenle çıkarak saldırmak.
Escarpement : Kayalık, dikeye yakın sarp yamaç. Diklik.
Escarpment : Dik şev. Yarıntı şevi. Dik kayalık. Eğimli yüzey. Setlerle ile çevrilmiş alan. Sert ve kayalı yokuş. Diklik. Sarplık. Hendeğin iç şevi. Yalçın kaya.
Escarps : Şev. Şevli yapmak. Iskarpa. Setin önündeki şey.
Descartes : Decartes.
İngilizce Escargot Türkçe anlamı, Escargot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Escargot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Volute : Helezoni deniz kabuğu. Sap kıvrımı. Kıvrımlı. Sarmal. Sarmal yapı. Volüt. Sarmal (cisim). Başlık kıvrımı.
Snail : Uyuşuk tip. Salyangoz dişli çarkı. Yavaş hareket eden kimse. Sümüklüböcek. Karındanbacaklı yumuşakça türlerinin genel adı. otçul özellikleri dolayısıyle bitki, solucan arakonakçısı olarak da insan ve hayvan sağlığı için önem taşırlar. (kabuklu çeşitlerine salyangoz da denir. a. bk. çıplaksümüklüler.). Limason.
Cochlea : Kulak salyangozu. Kokla. Koklea. Salyangoz kanalı. Salyangoz kabuğu şeklinde kıvrık olan, işitme ile ilgili görev yapan, iç kulağın zar kılıfının ön parçası. Kohlea.
Snailing : Uyuşuk tip. Limason. Yavaş hareket eden kimse. Sümüklüböcek.
Volutes : Volüt. Kıvrım. Kıvrımlı. Başlık kıvrımı. Helezoni deniz kabuğu. Sarmal. Sarmal yapı. Sarmal (cisim).
Snails : Salyangozlar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan gastropoda sınıfından salyangozlar. Çok hücrelilerin (metazoa), birincil ağızlılar (protostomia) filumunun, yumuşakçalar (mollusca) dalından, çıplak ya da çoğunlukla bir eksen çevresinde konimsi bir biçimde kıvrılmış bir parçalı bir kabukla örtülü vücutlu, başta dokunaçlar üzerinde gözleri, ağızlarında dişli dil (radula) bulunan, kambriyum'dan beri fosillerine rastlanan, önden solungaçlılar (prosobranchia), arttan solungaçlılar (opisthobranchia), akciğerli salyangozlar (pulmonata) gibi takımları olan geniş bir sınıf. salyangozlar. Uyuşuk tip. Yavaş hareket eden kimse. Sümüklüböcek. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karından ayaklılar. Salyangoz dişli çarkı.
Helixes : Sümüklüböcek. Helis. Helezon. Sarmal eğri.
Meat : Et. Dolgun. Öz. Yenecek et. Yarak. Zevk. Özlü. Cinsel organ. Önemli konu.
Winkle : Sik. Alet. Elde etmek. Deniz salyangozu. Zorla almak. Penis. Yenilebilir bir tür deniz salyangozu. Sökmek. Yarak.
Escargot synonyms : helix pomatia, edible snail, escargots, cochleas, winkles, helices, helix.

Bu kısımda Escargot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Escargot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Escargot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Escargot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.