Estrapade türkçesi Estrapade nedir

  • Atın biniciyi üzerinden atmak için hareket etmesi.

Estrapade ingilizcede ne demek, Estrapade nerede nasıl kullanılır?

Estrade : Yükseltilmiş zemin.

Estradiol : Östrojen hormon türevi. Östrojenik hormon. Östradiol. Dişcilik iç salgısı. Estradiyol. Kızgınlık belirtilerinin ortaya çıkarılması, implantasyon için döl yatağının hazırlanması, dişi üreme sisteminin olgunlaşması ve ikincil cinsiyet karakterlerini geliştirilmesinde rol oynayan memelilerde yumurtalıklarda graaf folikülü tarafında salgılanan, ayrıca sentetik olarak da hazırlanan en güçlü etkiye sahip östrojen.

Estradiol antagonists : Östradiolün biyosentez ve etkisini durduran bileşikler. Östradiol antagonistleri.

Estradiol benzoate : C-3 pozisyonda benzil ester içeren bir östradiol analoğu. çiftlik hayvanlarında genellikle progestinlerle kombine kullanılır. Östradiol benzoat.

Estradiol cypionate : Östradiol sipionat. Tabii östrojen olan stradiol 17 betadan yarı ömrü daha uzun, endojen östrojenlerin en etkin olanı, dişilerde üreme kanalı ve meme bezlerinin olgunlaşması, hipofizden hormon salgısının oluşması ve idaresi, kızgınlığın oluşması, urerusun enfeksiyonlara karşı dirençli olması, gebelik boyunca gebeliğin desteklenmesi ve doğum sırası serviksin açılması ve döl yatağı kasılmalarında rol oynayan bir hormon.

 

Estral : Kızgın. Kösnük.

Estrange : Yabancılaştırmak. Uzaklaştırmak. Aralarını açmak. Soğutmak (argo terim). Aralarını bozmak. Soğutmak.

Estragons : Tarhun.

Estragon : Bitki türü. Tarhun otu. Bu bitkinin çeşni olması (tat vermesi) için kullanılan yaprakları. Tarhun.

Estradiol valerate : Dişilerde ikincil cinsiyet karakterleri ve fertilitenin devamında rol oynayan östradiol esteri. Östradiol valerat.

İngilizce Estrapade Türkçe anlamı, Estrapade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Estrapade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventure : Serüven. Riske atmak. Risk. Öğelerin birleşmesinden doğan ve bir araya geldiklerinde halkbilim ürünleriyle olaylarının oluşumunu sağlayan birimlerden her biri. bk. öğe, anakonu, örge tümgesi, örnek, ayrık öğe. Düşsel olayları konu alan masal türü. bk. halk serüveni, kişisel serüven, hayvan serüveni, öykülü serüven, krş. halk masalı, halk sagası. Vurgunculuk. Atılmak. Avantür. Tehlikeli iş. Macera.

Project : Çizenek. Bilgisayar, eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Tahmin etmek. Kenara doğru çıkmak. Tasarlamak. Fırlatmak. Plan. İzdüşürmek. Projesini hazırlamak.

Labor : Doğum sancısı. (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek. Emek. İş gücü. Çalışmak. Emek vermek. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. İşgücü. Çalışma. Lafı uzatmak.

 

Strappado : Filistin askısı.

Torture : Zulüm etmek. İşkence yapmak. Eziyet etmek. Çektirmek. Tazip etmek. Zulüm yapmak. Eziyet. Çarpıtmak. İşkence. İşkence etmek.

Undertaking : Girişim. Girişme. İşletme. Söz. Taahhüd. Garanti. Üzerine alma. Taahhüt. Vaat. Üstlenerek.

Dangerous undertaking : Tehlikeli teşebbüs.

Task : Yormak. Görevlendirmek. Bilgisayarda uygulanacak bir işi oluşturan öğelerden her biri; iş birimi. Külfet. İş. Görev. İş vermek. Suçlamak. Çalıştırmak. Ödev.

Torturing : Çektirmek. İşkence etme. Çarpıtmak. Tazip. İşkence etmek. İşkence. Eziyet etmek.

Estrapade synonyms : risky venture.

Estrapade ingilizce tanımı, definition of Estrapade

Estrapade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The action of a horse, when, to get rid of his rider, he rears, plunges, and kicks furiously.