Eutropic lake türkçesi Eutropic lake nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Genellikle derinliği fazla olmayan, geniş bir vejetasyona sahip besini bol göl.
  • Ötrof göl.

Eutropic lake ingilizcede ne demek, Eutropic lake nerede nasıl kullanılır?

Lake : Lal rengi boyarmadde. Lake boya. Göl. Abanoz rengi boya. Koyu kırmızı boya. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Kırmızı boya maddesi.

Acid lake : Asit gölü. Asidik göl. Ph değeri 6,0‘ın altında olan göller.

Artificial lake : Yapay göl. İnsan yapımı olan göl. Yapma göl. Suni göl.

Autotrophic lake : Ototrofik göl. Karasal kaynaklı organik maddelere ek olarak kendi içerisinden de organik madde oluşturabilen göller. Ototrof göl.

Baikal lake : Baykal gölü. Güney rusya'da bir göl.

Big lake : Minnesota eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Alaska eyaletinde şehir. Büyük göl. Teksas eyaletinde şehir. İçdeniz.

İngilizce Eutropic lake Türkçe anlamı, Eutropic lake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eutropic lake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Eutrophic lake : Ötrofik göl.

Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

 

Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

Eutropic lake synonyms : a cells, a chromosome, abo blood groups system, eutroph lake, aardwolf, abambulacral area, aardvarks, abiotic factor.