Evacuators türkçesi Evacuators nedir

  • Tahliyeci.
  • Tahliye edici.
  • Tahliye eden veya boşaltan kimse veya şey.
  • Boşaltıcı.
  • (tıp veya medikal terimi) sıvının vücuttan alınmasına yarayan alet.
  • Boşaltan.
  • Vücuttan çıkaran.
  • Rektumdan sıkışmış dışkının alınması için kullanılan cihaz.
  • Tahliye sağlayan aygıt.

Evacuators ingilizcede ne demek, Evacuators nerede nasıl kullanılır?

Evacuator : Boşaltan. (tıp veya medikal terimi) sıvının vücuttan alınmasına yarayan alet. Tahliye edici. Rektumdan sıkışmış dışkının alınması için kullanılan cihaz. Tahliyeci. Tahliye sağlayan aygıt. Vücuttan çıkaran. Tahliye eden veya boşaltan kimse veya şey. Boşaltıcı.

Evacuate : Dışarı atmak. Havasını almak. Tahliye yapmak. Vücuttan dışarı atmak. Götürmek. Almak (insanları bir yerden). Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak. Boşaltmak. Boşaltmak (bağırsakları). Tahliye etmek.

Evacuate casualties : Yaralananları tedavi olabilecekleri bir yere nakletmek. Zaiyatı veya ölüleri tahliye etmek.

Evacuate settlements : Yerleşim yerlerinden insanları çıkarmak veya temizlemek. Yerleşimcileri tahliye etmek. Sakinleri boşaltmak.

Evacuated : Boşaltılmış. Vakumlanmış veya hapsedilmiş. Vücuttan dışarı atmak. Boşaltmak. Tahliye etmek. Tahliye edilmiş.

Evacuates : Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak. Boşaltmak (bağırsakları). Havasını almak. Dışarı atmak. Götürmek. Boşaltmak. Tahliye yapmak. Tahliye etmek. Vücuttan dışarı atmak. Almak (insanları bir yerden).

 

Indemnity of evacuation : Boşaltma ödencesi. Mal iyesinin kiraya verdiği ya da yeri boşalttırabilmek amacıyla kiracısına verdiği ödence.

Evacuation : Ayırılma. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. İfraz. Kaka. Dışkı. Pislik. Alma (insanları bir yerden). Boşaltım. Boşaltma (bağırsakları).

Evacuating settlers : Göçmenleri topluluklarından çıkarma. Göçmenleri tahliye.

Evacuations : Dışkılama. Dışkı. Ayırılma. Kaka. Boşaltma. Dışarı atma. Alma (insanları bir yerden). İfraz. Tahliye. Pislik.

İngilizce Evacuators Türkçe anlamı, Evacuators eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evacuators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Appraiser : Muhammin. Paha biçen. Değer biçici. Değer takdir eden kişi. Değer biçen. Takdirci. Değer biçen kimse. Ehlivukuf.

Ejectors : Meme. Fışkırtıcı. Püskürtücü. Çıkarıcı. Ejektör. Kiracıyı tahliye ettiren. Püskürgeç. Fırlatma tertibatı. Atan şey.

Unloader : Yük boşaltan kimse. Yükindirici. Yükü bir araç veya gemiden boşaltan kimse.

Arbitrator : Yansız aracı. Her iki yanın uygun görmesi üzerine bir sorunu çözümlemek için seçilen ve düşüncelerine baş vurulan kişi. Hakem. Yargıcı. Uzlaştırıcı. İşçi ve işveren kurallarınca uzlaştırma kurallarına kandi haklarını savunmak amacıyla gönderilen yetkili kişiler. Arabulucu. İşçi-işveren anlaşmazlıklarını çözümlemekle görevli tarafsız kişi.

 

Excretive : Vücuttan çıkartan. Salgılayabilen. İfraz ettiren. İfraz eden. Salgı çıkaran.

Drainer : Süzgü. Süzgeç. Bulaşık suyunun süzüldüğü oluklar. Bulaşıklık. Boşaltma düzeni. Sıvı boşaltmak için kullanılan bir tür kap.

Excreters : Atık maddeyi boşaltan kimse veya şey. Vücuttan çıkartan. Kaka yapan yada salgılayan kimse veya şey. İfraz eden. Salgılayan.

Depletive : Kullanıp bitiren. Tüketen. Azaltan. Bitiren.

Stevedores : Yükleme işçisi. Yük boşaltma işçisi. Rıhtım işçileri.

Evacuators synonyms : evacuator, unloaders, arbiter, stevedore, exhausting, deferent, valuator, emptier, ejaculators, bleeder, drainers, emptiers, annihilative, ejaculator, judge, umpire, ejector, excreter, critic, authority, reclaimer.