Evaluated türkçesi Evaluated nedir

Evaluated ile ilgili cümleler

English: Ali got evaluated.
Turkish: Ali yeniden değerlendirildi.

Evaluated ingilizcede ne demek, Evaluated nerede nasıl kullanılır?

Devaluated : Devalüe etmek. Devalüasyon yapmak. Devalüe edilmiş. Değerini düşürmek.

Reevaluated : Yeniden değerlendirmek. Tekrar değerlendirmek. Yeniden göz önüne almak.

Revaluated : Değerini yükseltmek. Yeniden değerlendirmek. Yeni değerini belirlemek.

Re evaluate : Yeniden değerlendirmek. Tekrar değerlendirmek. Yeniden göz önüne almak.

Evaluate : Ölçmek. Kıymet biçmek. Paha biçmek. Değerlendirmek (test etme vb). Değer biçmek. Değerlendirmeye almak. Değerlendirme yapmak. Kıymetlendirmek. Değerlendirmeye tabi tutmak. Değerlendirmek.

Revaluates : Değerini yükseltmek. Yeni değerini belirlemek. Yeniden değerlendirmek.

Evaluates : Ölçmek. Kıymetlendirmek. Paha biçmek. Değerlendirmeye almak. Değerlendirmeye tabi tutmak. Değer biçmek. Değerlendirmek (test etme vb). Değerlendirmelerde bulunmak. Kıymet biçmek. Değerlendirme yapmak.

Devaluate : Değerden düşmek. Devalüasyon yapmak. Devalüe etmek. Değerini düşürmek. Kıymetten düşmek. Kıymetten düşürmek.

Reevaluate : Yeniden değerlendirmek. Tekrar değerlendirmek. Yeniden göz önüne almak.

 

Evaluation : Kıymet takdiri. Nüfus sayımlarının ortaya koyduğu verilere dayanarak, bir bölge ya da ülkenin gelecek yıllardaki nüfusunu ve niteliklerini saptamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü. Değer tahmini. Kıymetlendirme. Değerleme. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme. Ölçüm konusu olan bir nesne üzerinde nicel ya da nitel ayrımlar yaparak değerlendirici yargılamalarda bulunma. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Ölçüm. Değerlendirme.

İngilizce Evaluated Türkçe anlamı, Evaluated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evaluated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prize : Ödül olarak verilen. Oyun kuramında oyuncuların seçtikleri seçenekler ve gerçekleşecek olaylara bağlı olarak elde edecekleri kazanç ve/veya kayıplar. Kanırtmak. Uğraşman oyuncuların yengiyle ya da beraberlikle bitirdikleri bir karşılaşmadan sonra takımlarından aldıkları para armağanı. Madalyalı. Takdir etmek. Kazanmalık. -e çok değer vermek. Ödül kazanan. Su katılmadık.

Measures : Süzmek. Önlem. Ayarlamak. Tartmak. Had. Sınır. Dikkatle bakmak. Miktar. Ölçüsünü almak. Tedbirler.

Commentating : Yorum yapmak. Yorumlamak. Bir şeyi anlatmak. Nakletmek. Anlatmak. (maç vb) anlatmak.

Value : Değerini bilmek. Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. Değişim değeri. Ç.değer yargısı. Kıymetini bilmek. Değer. İtibar. Önem vermek. Kıymet.

 

Measure : Ölçme jüyesi. Önlem. Ayarlamak. Dikkatle bakmak. Sınır. Oran. Ölçüm yapmak. Ölçüm. Ölçme aygıtı. Ölçü birimi.

Censor : Denetlemek. Sansür uygulamak. Herhangi bir tiyatro yapıtını, öndenetim ya da sıkıdenetim tarafından yasaklamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Denetleme işini gerçekleştirmek. Sansürcü. Ön denetim. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Denetleyici.

Comments : Düşüncesini açıklamak. Eleştirmek. Açıklama. Açıklayıcı bilgi. Yorumlar. Görüşler. Yorumlamak. Açıklamalar.

Cessing : İhmal etmek. Vergilendirmek. Vergi.

Valorise : Fiyat biçmek. (britanya ingilizcesi) kıymetlendirmek. Kıymet takdir etmek. Hükümet kanalları aracılığıyla belli bir malın değerini yükseltmek ve korumak (valorize olarak da yazılır). Fiyatını belirlemek. Kıymetini arttırmak. Yasalara göre bir varlığa değer takdir etmek.

Evaluated synonyms : estimate the price, empty, mete, evaluating, augment, admeasure, appreciate, mark, standardize, utilised, affeer, grade, prices, gauged, reassess, estimate, comment, reevaluate, estimates, score, gauge, avail oneself of, clocked, commented, appraisal, cessed, apprized, estimate the value of, appraisees, commenting, rate, evaluate, assess.

Evaluated zıt anlamlı kelimeler, Evaluated kelime anlamı

Criticize : Eleştirmek. Kritik etmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Tenkit etmek. Eleştiri getirmek. Eleştiri yöneltmek. Yermek. Kusur bulmak. Kritiğini yapmak. Ayıplamak.

Fill : Doyumluk. Yapmak. Dolmak. Doldurmak. Dolduracak miktar. Kaplamak. Şişirmek. Dolusu. Kapamak. Kabarmak.