Measures türkçesi Measures nedir
- Ölçü.
- Önlemler.
- Dikkatle bakmak.
- Tartmak.
- Önlem.
- Tedbir.
- Tedbirler.
- Ölçüsünü almak.
- Had.
- Süzmek.
- Miktar.
- Ölçmek.
- Ayarlamak.
- Sınır.
Measures ile ilgili cümleler
English: Immediate measures are needed.
Turkish: Acil önlemler gereklidir.
English: Drastic measures must be taken to prevent the further spread of the virus.
Turkish: Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.
English: Preventive measures are much more effective than the actual treatment.
Turkish: Önleyici tedbirler gerçek tedaviden çok daha etkilidir.
English: Precautionary measures were unnecessary.
Turkish: İhtiyati önlemler gereksizdi.
English: Such measures were not necessary.
Turkish: Böylesine önlemler gerekli değildi.
Measures ingilizcede ne demek, Measures nerede nasıl kullanılır?
Measures of central tendency : Merkezi eğilim ölçüleri. Merkeze eğilim ölçüleri. Veri dağılımının nerede toplandığını gösteren aritmetik ortalama, geometrik ortalama, harmonik ortalama, tepe değeri ve ortanca gibi ölçüler.
Measures of credit restrictions : Para sunumunu sınırlandırarak iktisadi etkinlikleri daraltmak amacıyla hükümet tarafından bankalarca uygulanan kredi faiz oranlarının yükseltilmesi, kredilerin kontrol edilmesi gibi kredi açmayı zorlaştıran önlemler. Kredi kısıtlayıcı önlemler.
Repeated measures anova : Üç veya üçten fazla sayıda bir gruba ait tekrarlanmış verilerin veya eşlendirilmiş dizinin ortalamasını karşılaştırılmasında kullanılan analiz. Tekrarlanmış ölçümler için varyans analizi.
Set measures to : Limit koymak. Sınır koymak.
Agreement on subsidies and countervailing measures : Sübvansiyon ve sübvansiyonlara karşılık uygulanabilecek telafi edici önlemlere ilişkin bir dünya ticaret örgütü düzenlemesi. Sübvansiyonlar kodu.
Austerity measures : Tasarruf tedbirleri. Kemer sıkma önlemleri. Tasarruf önlemleri.
Economic stability measures : Ekonomik istikrar önlemleri. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla hükümetlerin aldığı kararlar bütünü. İktisadi istikrar önlemleri. Ekonomik istikrar tedbirleri.
Electronic counter counter measures : Elektronik savunma yöntemleri. Elektronik karşı karşı önlemler. Elektronik koruma önlemleri.
Central tendency measures : Merkezi eğilim ölçüleri.
Coal measures : Kömür yatakları. Kömür yataklarının katmanları. Kömür damarı. Kömür yan kayaçları.
İngilizce Measures Türkçe anlamı, Measures eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Measures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Glout : Gözlerini ayırmamak.
Gauged : Hassas ölçülü. Ölçülmüş. Ayarını hesaplamak. Kalibre. Değer biçmek.
Clarifying : Temizlemek. Aydınlatma. Durulmak. Berraklaştırmak. Açıklamak. Berraklaştırma. Aydınlığa kavuşturmak. Arınmak. Aydınlatan.
Collimate : Bir hizaya getirmek. Paralel yapma. Paralelleştirmek. Işının kendi içinde koşut duruma getirilmesi. Hizalamak. Görüş hattını ayarlamak (teleskop veya dürbün).
Maneuver : Önlem almak. Manevra. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Bkz.manoeuvre. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Dolap çevirmek. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Manevra yapmak. Hile yapmak.
Denomination : Zümre. Değer birimi. Cins. Mezhep. Sınıf. Ad. Çeşit. Unvan. Adlandırma. İsim.
Dimensions : Ebatlar. Ebat. Boyutlar. Boyut.
Countermeasure : Karşı tedbir. Sayaç değeri. Karşı önlem.
Titrate : Titrasyon yapmak. Titrilemek. Titre etmek.
Measuring out : Ölçüp ayırmak.
Measures synonyms : make up one's mind, mensurate, shoot, sound, expedience, mete, ultimateness, gaging, expediences, bounds, admeasurement, clarified, bourn, meter, foresight, bourns, quantify, bournes, expedient, evaluating, contemplate, border line, evaluated, doorbell, drains, safeguards, calibrated, discretion, chariness, dimension, gauge, extremity, drain.
Measures zıt anlamlı kelimeler, Measures kelime anlamı
Criticize : Kritiğini yapmak. Eleştiri yöneltmek. Yermek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Ayıplamak. Eleştirmek. Kritik etmek. Kusur bulmak. Tenkit etmek. Eleştiri getirmek.
Nonstandard : Standard dışı. Standard olmayan. Normal olmayan. Sıradan olmayan. Normal dilde kullanılmayan. Standardın üstünde. Standartdışı. Tipik olmayan. Standart olmayan. Standart dışı.
Standard : Atlama çatkısı. Ölçülebilir nicelikler için belirli boyutlarda seçilen bir örnek. Yüksek atlamalarda kullanılan ayak, çıta ve çıta dayanağından kurulu atlama aracı. Kimi özdeklerin bileşimlerine, arılık kertelerine göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Ölçün örnek. Atletizm, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Standart. Bir ölçmeyi, karşılaştırmayı yapmaya yarayan belirli nesne. Sayısal ya da felsefi olarak anlatılan eğitim ereği, amacı ya da ölçütü. eğitimde ulaşılmak istenilen amaç ya da düzey. Bayrak.

Bu kısımda Measures kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Measures ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Measures anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Measures ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.