Gauged türkçesi Gauged nedir

Gauged ingilizcede ne demek, Gauged nerede nasıl kullanılır?

Gauge door : Ayarlı kapı.

Gauge glass : Tesviye şişesi. Düzey göstergesi. Gösterge cam. Gösterge camı.

Gauge pressure : Geyiç basıncı. Göreli basınç. Manometre basıncı. Atmosfer basıncı üzerindeki basınç. Gösterge basıncı. Üst basınç.

Gauge rod : Ray açıklık mastarı. Ölçme çubuğu. Mastar çubuğu. Ölçü çubuğu.

Gauge stick : Ölçme çubuğu. Mastar. Ölçü çubuğu. Boy mastarı.

Angle gauge : Açı ölçer.

Air pressure gauge : Basıölçer. Manometre. Hava basıncını ölçen cihaz. Hava basınç göstergesi. Akışkanların basıncını ölçmeye yarayan aygıt.

Narrow gauge railroad : Dekovil. Dar hat demiryolu.

Dual gauge projector : İki ayrı boydaki filmi gösterebilen yapıdaki gösterici (örneğin 8 mm ile büyük 8, 8 mm ile 16 mm'lik filmleri gösterebilen gösterici). İkili gösterici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Narrow gauge projector : Dar filmlerin gösteriminde, özellikle evlerde kullanılan gösterici çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Amatör projeksiyon makinesi. Özenci göstericisi.

İngilizce Gauged Türkçe anlamı, Gauged eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gauged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Weighed : Yük olmak. Gelmek (kilo). Bastırmak. Önemi olmak. Tartışılmış. Ölçüp tartmak. Düşünüp taşınmak. Sıkıştırmak.

Calibers : Kapasite. Kabiliyet. Yetenek. Ölçü. Kalite. Çap.

Tired : Yorgun düşmüş. Yorgun. Tembel. Bitkin. Argın. Lastik tekerli. Bıkkın. Bizar.

Appreciate : Beğenmek. Minnettar olmak. Teşekkür borçlu olmak. Farkında olmak. Takdir etmek. Anlamak. Değer kazanmak. Değerini artırmak. Değer vermek.

Measures : Süzmek. Ayarlamak. Ölçüsünü almak. Tedbirler. Tedbir. Had. Ölçü. Önlemler. Sınır.

Cessing : Vergi. İhmal etmek. Vergilendirmek.

Evaluate : Paha biçmek. Değerlendirmeye almak. Değerlendirmek (test etme vb). Değerlendirmeye tabi tutmak. Kıymetlendirmek. Değerlendirmek. Değerlendirmelerde bulunmak. Değerlendirme yapmak.

Gadgetry : Alet edevat. Ivır zıvır. Silahla ilgili alet-edevat. Aygıtlar. Alet-edevat. Küçük araç gereç yapma.

Appliance : Cihaz. Gereç. Teçhizat. Aygıt. Alet. Araç.

Balance : En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. fiziksel denge : bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. güzelduyusal denge : sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir. Ruhsal denge. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Kıyaslamak. Balans. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Bilanço.

 

Gauged synonyms : mod con, gizmo, gaging, bore, gages, apprized, caliber, calibre, appraising, debate with oneself, assess, gauges, appreciates, gage, plumbed, apprizes, appreciated, measure, device, admeasure, evaluated, contraption, gimbal, injector, appraise, appraises, bores, evaluates, gauge, deliberates, measured, clocked, assesses.

Gauged zıt anlamlı kelimeler, Gauged kelime anlamı

Rested : Dinlenmiş.

Undercharge : Gerekenden az para istemek. Değerinden az fiyat. Gerekenden eksik para istemek. Değerinden az fiyat istemek. Az para almak. Gerekenden düşük fiyat. Gerekenden az almak. Az şarj etmek. İyi doldurmamak. Değerinden az para istemek.

Gauged ingilizce tanımı, definition of Gauged

Gauged kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tested or measured by, or conformed to, a gauge.