Tired türkçesi Tired nedir

Tired ile ilgili cümleler

English: "I'm tired of watching TV. Let's do something else." "Like what?"
Turkish: "TV izlemekten usandım. Başka bir şey yapalım." "Ne gibi?"

English: Ali and Mary were too tired to argue with each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirleriyle tartışamayacak kadar yorgundular.

English: Ali doesn't look tired to me.
Turkish: Ali bana yorgun görünmüyor.

English: Ali came home very tired this afternoon.
Turkish: Ali bu öğleden sonra eve çok yorgun geldi.

English: Aimee is very tired at the moment.
Turkish: Aimee şu an çok yorgun.

Tired ingilizcede ne demek, Tired nerede nasıl kullanılır?

Tired him out : Onu tüketen. Onu yoran. Enerjisini tüketen. Onu yıpratan.

Tired of : Bıkkın. Bıkmış.

Tired of life : Bezgin.

Tired out : Halsiz. Bitkin. Halsiz düşmüş. Hoşaf gibi.

Tired to death : Yorgun argın. Canı çıkmış. Halsiz düşmüş. Bitkin.

Be tired : Kolunu kaldıracak hali olmamak. Yorgun olmak. Yorgun düşmek. Yorulmak. Bıkmak. Hali olmamak. Bıkkınlık gelmek.

Was sick and tired of : -dan gına geldi. -dan nefret etti. -den bıktı ve usandı. -den illallah etti.

Be tired out : Yorgun düşmek. Pestili çıkmak. Yorgunluktan canı çıkmak. Canı burnunda olmak. Turşusu çıkmak. Bitap düşmek.

 

Be sick and tired of : Gına gelmek. -dan nefret etti. Bıkıp usanmak. -den illallah etti. İllallah demek. -dan gına geldi. -den bıktı ve usandı.

Be tired of life : Canından bezmek. Bezmek.

İngilizce Tired Türkçe anlamı, Tired eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tired ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Washed out : Solmuş. Rengi atmış. Solgun. İptal edilmiş (yağmur yüzünden vb.). Halsiz. Yorgunluktan ölmüş.

Haggard : Bitkin görünüşlü. Sıska. Evcilleşmemiş şahin. Vahşi. Yorgunluk ve açlıktan bitkin. Yabani. Çelimsiz. Vahşi şahin.

Stock : Damızlık. Stoklamak. Malzeme. Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti. Depolamak. Atkı. Nesil. Üremesi için (bir yere) koymak. Kütük. Sermaye.

Beaten : Çiğnenmiş. Hırpalanmış. Aşınmış. Yenilmiş. Vurularak biçimlendirilmiş. Dövülmüş. Dövme. Dayak yemiş. Mağlup.

Do little : Uyuşuk tip.

Commonplace : Basmakalıp söz. Basit. Olağan. Sıradan bir şey. Bayağı. Basma kalıp. Basmakalıp. Sıradan. Klişe. Sık söylenen söz.

Dronish : Uyuşuk. Asalak gibi. Miskin.

Disgusted : Müteneffir. İğrenmiş. Nefret edilmiş. Bezgin. Nefret etmiş.

Sickest : Mide bulandırıcı. Hasret. Dengesiz (kimse). Midesi bulanmış. Usanmış. Hasta. İğrenç. Kusmak üzere. Özlemiş. Keyifsiz.

Zapped : Suyu alınmış. Bitap düşmüş. Öldürmek. Yenmek. Gebertmek. Hücum etmek. Süzülmüş. Güç. Yorgunluktan harap olmuş. Çok yorulmuş.

Tired synonyms : travel worn, unrested, unrefreshed, burned out, drone, blear eyed, knackered, deadbeat, drawn, trite, fed up with, timeworn, done, haggards, bedrid, goldbricks, faineant, broken down, all out, hackneyed, drained, buggered, exhausted, blear, ragged, flagging, bushed, drooping, bored, idle fellow, fordo, shopworn, all in.

 

Tired zıt anlamlı kelimeler, Tired kelime anlamı

Rested : Dinlenmiş.

Original : Kaynak. Özgün. Asıl. Bir şeyin ilk biçimi. Gerçek. Özgün canlı. Esas. İlk. El değmemiş. Yaratıcı.

Tired ingilizce tanımı, definition of Tired

Tired kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Weary. Fatigued. Exhausted.