Glout türkçesi Glout nedir

  • Dikkatle bakmak.
  • Gözlerini ayırmamak.

Glout ingilizcede ne demek, Glout nerede nasıl kullanılır?

Gloucester cattle : Gloucester sığırı. İngiltere’den köken alan, vücudu koyu kakao renginde, kafası ve bacakları siyah, karın altı ve kuyruğu beyaz, boynuzları geniş yukarı dönük ve uçları siyah renkli, meme yapısı iyi gelişmiş, süt verimi yüksek, bireysel olarak yetiştirilebilen, elle sağımda iyi sonuçlar veren ve ideal bir aile sığırı olabilen, karkas kalitelisi yüksek, eti yağsız ve lezzetli, mermerleşme oranı iyi, uysal mizaçlı, ekstantif sistemlerde yetiştirilmesi ve sürü idaresi kolay, hem süt hem de et verimi için yetiştirilen kombine verimli sığır ırkı.

Gloucestershire old spots pork : Gloucestershireeski benekli domuzu. Siyah-beyaz benekli, son yıllarda siyah beneklerin azaltılması yönünde seleksiyon uygulanan, ayrıca karakteristik olarak büyük sarkık kulaklara sahip, ingiltere’nin berkeley valley bölgesinden köken alan ancak günümüzde ingiltere’nin bütün bölgelerinde yaygın olarak bulunan, dişileri fazla miktarda yavru ve yüksek süt verimine sahip domuz ırkı.

Elias kazanjoglou : Elia kazan (1909-2003). Türkiye doğumlu (yunan anne ve babadan) amerika birleşik devletleri sinema ve sahne yönetmeni ve yazar.

 

Gloam : Gündüz vakti. Kararmaya başlamak (gün vb).

Gloaming : Alacakaranlık. Alaca karanlık. Akşam karanlığı.

Gloating : Kötü niyetli. Son derece. Sinsi. Haset.

Gloat : Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak. Böbürlenmek. Sinsice sevinmek. Zevkle seyretmek. Şeytanca bir hazla seyretmek. Başkasının başarısızlığından haz duymak. Kınalar yakmak. Kına yakmak. Oh olsun! demek.

Gloaters : Başkasının talihsizliğine karşı zafer kazanmış ve kötü niyetli memnuniyet duyan veya ifade eden kimse. Acımasız bir şekilde zevk alan kimse. Başkasının talihsizliğinden zevk alan.

Gloatingly : Kötü niyetli bir şekilde. Şeytanca zevk alarak.

Gloated over : Acımasız bir şekilde zevk almak. Bir şeyi zevkle veya memnuniyetle düşünmek (özellikle kendi başarısını veya başkasının talihsizliğini).

İngilizce Glout Türkçe anlamı, Glout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overgorge : Çok yemek yemek. Domuz gibi yemek. Tıkınmak.

Dismiss : Yol vermek. Açığa çıkarmak. İşten atılma. İşten atmak. Affetmek. Savmak. Kovmak. Kapı dışarı etmek. Bırakmak.

Disregard : Önemsememek. Savsaklama. Riayet etmemek. Önem vermemek. İhmal etmek. Hiçe saymak. Aldırmazlık. Sözleşme, anlaşma, bağıtlara uymama. Takmamak.

Eyeing : Süzme. Bakma. Süzmek. Yakından seyretme. İzlemek. Gözetlemek. Kuşkuyla bakmak. Tek gözle ihtiyacını karşılama.

Behold : Görmek. Gözlemlemek. Bakmak. Farkına varmak. Seyretmek. Dikkat etmek.

Eat : Çok yemek yemek. Aşındırmak. Yemek yemek. İçmek (çorba). Bitirmek. Buyurmak. Tüketmek. Yemek. Zıkkımlanmak. Kemirmek.

 

Brush aside : Önemsememek. Aldırmamak. Bir kenara itmek. Boşlamak. Boş vermek. Yabana atmak.

Gorge : Yemek atıştırmak. Tıkınmak. Atıştırmak. Tıka basa doldurmak. Tıkanmak. Oburluk. Tıka basa yemek. Geçit. Boğaz. Tiksinti.

Peers : Bir parça görünmek. Belli belirsiz görünmek. Grup üyeleri.

Peer : Eş. Belli belirsiz görünmek. Akran. Bir parça görünmek. Eşdeş. Tay. Çıkmak. Emsal. Asilzade.

Glout synonyms : gormandise, pig out, scarf out, push aside, overeat, ingurgitate, peered, observe, scoff, beheld, measure, binge, beholds, engorge, englut, measures, observed, ignore, peering, discount, satiate, eye, eying, regard, gormandize, overindulge, brush off, gourmandize, stuff.

Glout ingilizce tanımı, definition of Glout

Glout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To gloat on. To pout. To view attentively. To look sullen. To stare at.