Gloat türkçesi Gloat nedir

  • Zevkle seyretmek.
  • Şeytanca bir hazla seyretmek.
  • Böbürlenmek.
  • Kınalar yakmak.
  • Oh olsun! demek.
  • Sinsice sevinmek.
  • Kına yakmak.
  • Başkasının başarısızlığından haz duymak.
  • Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak.

Gloat ile ilgili cümleler

English: Let's not gloat.
Turkish: Hemen mutlu olmayın.

English: Ali gloated.
Turkish: Ali sinsice sevindi.

English: Don't gloat.
Turkish: Haset etme.

Gloat ingilizcede ne demek, Gloat nerede nasıl kullanılır?

Gloat over : Şeytanca zevk almak. Gözü doymazcasına bakmak. Acımasızca zevk duymak. Aç gözlülükle izlemek. Aç gözlülükle bakmak. Oh olsun demek. Acımasız bir şekilde zevk almak. Sadistçe zevk almak. Şeytanca bir zevk duymak. Bir şeyi zevkle veya memnuniyetle düşünmek (özellikle kendi başarısını veya başkasının talihsizliğini).

Gloated : Başkasının başarısızlığından haz duymak. Kınalar yakmak. Şeytanca bir hazla seyretmek. Kına yakmak. Böbürlenmek. Zevkle seyretmek. Sinsice sevinmek. Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak. Oh olsun! demek.

Gloated over : Acımasız bir şekilde zevk almak. Bir şeyi zevkle veya memnuniyetle düşünmek (özellikle kendi başarısını veya başkasının talihsizliğini).

Gloater : Acımasız bir şekilde zevk alan kimse. Başkasının talihsizliğine karşı zafer kazanmış ve kötü niyetli memnuniyet duyan veya ifade eden kimse. Başkasının talihsizliğinden zevk alan.

 

Gloaters : Başkasının talihsizliğine karşı zafer kazanmış ve kötü niyetli memnuniyet duyan veya ifade eden kimse. Acımasız bir şekilde zevk alan kimse. Başkasının talihsizliğinden zevk alan.

Global backup : Sabit disk üzerindeki tüm dosyaların yedeklenmesi. Genel yedekleme.

Gloamings : Akşam karanlığı. Alaca karanlık. Alacakaranlık.

Gloatingly : Kötü niyetli bir şekilde. Şeytanca zevk alarak.

Gloating : Haset. Kötü niyetli. Son derece. Sinsi.

Gloaming : Alacakaranlık. Alaca karanlık. Akşam karanlığı.

İngilizce Gloat Türkçe anlamı, Gloat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gloat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flash : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi. Parlama. Işıltı. Çakar (ışıtaç). Yıldızı parlamak. Aydınlatmak. Çakmak. Işık tutmak.

Brag : Palavra atmak. Övünmek. Avurt zavurt etmek. Tafra satmak. Atıp tutmak. Yüksekten atmak. Övmek. Cart curt ötmek.

Shoot a line : Desteksiz sallamak. Kendini övmek. Bol keseden atmak. Boş keseden sallamak. Cart curt ötmek. Methetmek. Gösteriş yapmak. Atıp tutmak. Caka satmak.

Vaunt : Büyük söylemek. Övünme. Övüngen. Övmek. Övünmek.

Flashes : Akla gelmek. Çakmak. Işık tutmak. Yakmak. Parlamak. Yıldızı parlamak. Atmak (bakış). Aydınlatmak. Görünüp hızla kaybolmak.

 

Triumph : Başarı. Zafer kazanmak. Galip gelmek. Yengi. Yenmek. Muzaffer olmak. Zafer. Zaferi kutlamak. Utku. Övünmek.

Boast about : Kibirlenmek. Gururlanmak. Övünmek.

Crow : Havalara uçmak. Sevinç çığlığı. Sevinç çığlığı atmak. Karga ötmek. Dünyanın yaratılışını ve insanların oluşumunu konu edinen ilkel efsanelerde önemli rol oynadığına inanılan; masallarda, halk inanmalarında gelecekten haber verici olarak nitelenen; ötüşünden, uçuşundan, bir yere konuşundan kötülük ya da iyilik getireceği çıkarılan kuş. Çığlık. Ötmek. Horoz gibi ötmek. Kargaya benzer kuş. Horoz sesi.

Boasts : Büyük konuşmak. Övünç. İftihar etmek. Övünmek. Atıp tutmak. Kendini övmek. Övünç duymak. İftihar. Övünç kaynağı.

Gloat synonyms : gloated, look, bluster, flashed, boasted, gasconade, assume an arrogant air, brag about, preen, congratulate, brags, blow, gloats, swash, boast, tout, bragged, dramatize oneself, crowed, gas.

Gloat zıt anlamlı kelimeler, Gloat kelime anlamı

Dissatisfaction : Memnuniyetsizlik. Doyumsuzluk. Hoşnutsuzluk. Duyumsuzluk. Tatminsizlik.

Gloat ingilizce tanımı, definition of Gloat

Gloat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To look steadfastly. Usually in a bad sense, to gaze with malignant satisfaction, passionate desire, lust, or avarice. To gaze earnestly.