Brag türkçesi Brag nedir

Brag ile ilgili cümleler

English: I cannot brag about my team. It always loses games.
Turkish: Takımım hakkında övünemem. O her zaman maçları kaybeder.

English: Ali certainly brags a lot.
Turkish: Ali kesinlikle çok övünür.

English: Ali bragged about how well he could play chess.
Turkish: Ali ne kadar iyi satranç oynayabileceği hakkında kendini övdü.

English: Ali bragged about it.
Turkish: Ali onun hakkında övündü.

English: Ali bragged about his new phone.
Turkish: Ali yeni telefonuyla böbürlendi.

Brag ingilizcede ne demek, Brag nerede nasıl kullanılır?

Brag about : Kibirlenmek. Övünmek. -den övünerek bahsetmek. Gururlanmak. Böbürlenmek.

Bragg angle : Bragg açısı.

Bragg curve : Bragg eğrisi.

Bragg grey relation : Bragg grey bağıntısı.

Bragg law : Bragg yasası.

Bragged : Övmek. Atıp tutmak. Övünmek. Palavra atmak. Böbürlenmek. Cart curt ötmek. Tafra satmak. Avurt zavurt etmek. Yüksekten atmak.

Braggadocios : Palavra.

Bragg reflection : Bragg yansıması.

Braggarts : Övünen. Övüngen. Kabadayı. Böbürlenen kimse. Atıcı (argo terim). Böbürlenen. Kendini öven kimse. Farfara. Palavracı. Yüksekten atan kimse.

 

Braggadocio : Palavra.

İngilizce Brag Türkçe anlamı, Brag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blusters : Kabadayılık taslamak. Fırtına gibi esmek. Boş tehdit. Küstahça konuşmak. Tehditler savurmak. Zart zurt etmek. Şiddetle esmek (rüzgar). Yaygara. Kabadayılık etmek.

Acclaim : Alkışlamak. İlan etmek (alkışlarla). Beğeni. Bağırmak. Alkış. Alkışlarla ilan etmek. Bağırarak bir şeyi ilan etmek. Tezahüratla ilan etmek. Övme.

Romancing : Romans. Uydurmak. Romantizm. Macera yazmak. Ballandırmak. Aşk hikayesi anlatmak. Serüven. Abartmak.

Exulting : Çok sevinmek. Övünme. İftihar etmek. Bir zafer sonrası coşma. Bayram etmek (argo terim). Sevinçten havalara uçma. Sevinçten havalara uçmak. İftihar etme. Çok sevinme. Bayram etme.

Magnify : Abartmak. Büyük göstermek. Büyültmek. Göklere çıkarmak. Methetmek. Büyütmek.

Hold forth : Sunmak. Nutuk atmak. Uzun uzadıya konuşmak. Teklif etmek. Nutuk çekmek. Nutuk söylemek. Söylev vermek. İleri sürmek. Lafı iyice uzatmak. Önermek.

Shoot a line : Gösteriş yapmak. Bol keseden atmak. Methetmek. Caka satmak. Kendini övmek. Desteksiz sallamak. Boş keseden sallamak.

Blustered : Küstahça konuşmak. Kabadayılık taslamak. Kabadayılık etmek. Zart zurt etmek. Tehditler savurmak. Sert esmek. Fırtına gibi esmek (argo terim). Şiddetle esmek (rüzgar). Bağıra çağıra konuşmak.

Swash : Çalkalanmak. Çalkalanma. Çalkantı. Çalkalama. Çalkalamak. Dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması.

Brag synonyms : hyperbolise, bragged, brag about, ranting, boast about, be proud, palavers, hyperbolize, vaunt, boss, precipitated, celebrating, build up, celebrates, spin a yarn, palavering, celebrate, palavered, draw the longbow, tout, shoot the bull, overstate, belaud, gasconade, superior, hectored, dramatize oneself, swaggers, precipitate, boost, hectors, hectoring, exult.

 

Brag zıt anlamlı kelimeler, Brag kelime anlamı

Understate : Olduğundan az göstermek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Tefrit etmek. Küçük söylemek. Olduğundan eksik göstermek. Küçümsemek. Hafife almak.

Inferior : İkinci derecede. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı. İnferiyor. Aşağı derecede olan şey. Ast olan kimse. Ast rütbede. Bayağı. Alt.

Brag ingilizce tanımı, definition of Brag

Brag kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To boast. As, to brag of one`s exploits, courage, or money, or of the great things one intends to do. A boast or boasting. Boastfully. Full of spirits. Bragging. Often followed by of. To talk boastfully. Ostentatious pretense or self glorification. To boast of. Proudly. Pretentious. Brisk. Conceited. Boasting. To talk about one`s self, or things pertaining to one`s self, in a manner intended to excite admiration, envy, or wonder.