Magnify türkçesi Magnify nedir

Magnify ile ilgili cümleler

English: Ali put the magnifying glass down.
Turkish: Ali büyüteci yere koydu.

English: Do you have a magnifying glass?
Turkish: Bir büyütecin var mı?

English: Ali reached for the magnifying glass.
Turkish: Ali büyüteçe uzandı.

English: Ali examined the photo with a magnifying glass.
Turkish: Ali bir büyüteçle fotoğrafı inceledi.

English: Ali examines the rock with a magnifying glass.
Turkish: Ali büyüteçle kayayı inceliyor.

Magnify ingilizcede ne demek, Magnify nerede nasıl kullanılır?

Magnifying : Büyüten. Göklere çıkarmak. Abartmak. Övmek. Büyütmek.

Magnifying glass : Pertavsız. Büyüteç.

Magnifying lens : Büyüteç. Verdiği büyümüş sanal görüntü ile küçük cisimleri incelemeye yarayan yakın odaklı yakınsak mercek.

Magnifying needle : Pusula iğnesi.

Magnifying power : Büyütme gücü. Uzakta duran cisimlere ırakgörür ya da benzeri bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı. Bir cismin, bir ışıksal aygıt aracılığıyla görünen açısal büyüklüğünün aygıtsız görünene oranı. Büyütme kuvveti. Büyütme. Büyütüm gücü. Fizik, uzay alanlarında kullanılır.

 

Magnificently : Müthiş bir şekilde. Muhteşem bir şekilde. İhtişamla. Çok iyi bir şekilde. Harika bir şekilde.

Magnificent : Olağanüstü güzel. Fevkalade. Şaşaalı. Muhteşem. Şahane. Olağanüstü. Debdebeli. Görkemli. Azametli. Nefis.

Magnificence : Saltanat. Görkem. İhtişam. Azamet. Debdebe. Tantana.

Magnific : Muhteşem. Muazzam.

Overmagnify : Fazlasıyla büyük göstermek. Aşırı genişletmek. Aşırı büyütmek.

İngilizce Magnify Türkçe anlamı, Magnify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acclaim : Açık oyalamada lehte oy verme. Alkışlamak. Beğeni. Alkışlarla karşılamak. İlan etmek (alkışlarla). Alkış. Alkışlarla ilan etmek. Tezahüratla ilan etmek. Bağırmak.

Extol : Ululamak. Yüceltmek. Yere göğe koyamamak. Yere göğe sığdıramamak.

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı.

Abbreviate : Kısaltmak. Özetlemek. Sadeleştirmek. Kırpmak. İhtisar etmek.

Eulogise : Sena etmek. Methiye yazmak veya söylemek (ayrıca eulogize). Sitayişle bahsetmek. Birini övücü konuşmak.

Enthuse about : Hayranlık duymak. Çok övmek.

Acception : Kabul. Onaylama. Benimseme. Kabul edilmiş anlam.

Enlarge : Çoğaltmak. Genişletmek. Uzatmak. Ayrıntıya girmek. Geliştirmek. Genişlemek. Boyutunu büyütmek. Büyümek.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.

Magnify synonyms : augment, adorn, blows, access key, exaggerates, aggrandise, boost, commend, absolute loader, extolling, commended, carry to excess, emblazons, amplifying, eulogises, amplifies, emblazon, accent char, magnifies, celebrate, color, access control, amplify, celebrates, access control entry, aggrandizes, boosted, balloon, bragged, extolls, aggrandize, come it too strong, abort.

 

Magnify zıt anlamlı kelimeler, Magnify kelime anlamı

Reduce : Yerine oturtmak (kırık vb.). Ergitmek. Kısaltmak. Küçültmek. Bir filmin, optik basım yoluyla, kendinden daha ufak boyda bir film üzerine aktarılması. büyültme karşıtı. Dönüştürmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Eder indirimi. Eritmek (metalurji terimi). Özetlemek.

Decrease : Küçülmek. Eksilme. Düşmek. Düşüş göstermek. Düşüş. Azalmak. Eksilmek. İnişe geçmek. Küçültmek. İnmek.

Understate : Hafife almak. Küçümsemek. Tefrit etmek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Küçük söylemek. Olduğundan az göstermek. Olduğundan eksik göstermek.

Magnify ingilizce tanımı, definition of Magnify

Magnify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To amplify. To have the power of causing objects to appear larger than they really are. To increase the apparent dimensions of objects. To make great, or greater. As, some lenses magnify but little. To increase the dimensions of. To enlarge, either in fact or in appearance. As, the microscope magnifies the object by a thousand diameters.