Magnifying power türkçesi Magnifying power nedir

  • Uzakta duran cisimlere ırakgörür ya da benzeri bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
  • Fizik, uzay alanlarında kullanılır.
  • Büyütme kuvveti.
  • Büyütme gücü.
  • Büyütme.
  • Bir cismin, bir ışıksal aygıt aracılığıyla görünen açısal büyüklüğünün aygıtsız görünene oranı.
  • Büyütüm gücü.

Magnifying power ingilizcede ne demek, Magnifying power nerede nasıl kullanılır?

Magnifying : Büyütmek. Övmek. Göklere çıkarmak. Abartmak. Büyüten.

Power : Erk. Enerji. Kudret. Çıngı. Otorite. Güç. Kuvvet. Tesir. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Sözü geçerlik.

Magnifying glass : Pertavsız. Büyüteç.

Magnifying lens : Büyüteç. Verdiği büyümüş sanal görüntü ile küçük cisimleri incelemeye yarayan yakın odaklı yakınsak mercek.

Magnifying needle : Pusula iğnesi.

A world power : Dünya çapında bir güç.

İngilizce Magnifying power Türkçe anlamı, Magnifying power eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnifying power ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandizement : Yükseltme. Abartma. Agrandisman. İtibarını yükseltme. Çoğaltma.

Exaggerations : Aşırılık. Şişirme. Abartma. Abartı. İzam. Mübalağa. İfrat.

 

Enlargement : Genişletme. Büyültme. Artma. Büyüme. Yayılma. Genişleme. Çoğalma. Agrandisman.

Bringing up : Çocuk bakımı ve terbiyesi. Çocuk terbiyesi. Terbiye. Yetiştirme. Çocuk yetiştirme.

Brought up : Ergin. Önceye getirme. Yetişkin. Yaklaşmasını sağlamak. Eğitim (bir insanın). Tartışma (bir konunun, vb.). Yükseltme. Yetiştirilmiş.

Expansion : Genişleme. Genişlik. Günlük sıcaklık ayrımlarının büyük olduğu karasal iklimlerde görülen, kayaçların oylum değiştirmeleriyle ilgili fiziksel olay. bk. büzülme, mekanik parçalanma. Bir kentin nüfusunun ve ekonomik etkinliklerinin bir ya da birkaç özekte yoğunlaşmayıp, kentin her yanına ve çevresine doğru yerleşime eğilimi göstermesi. Fiziksel ya da kimyasal etkiler sonucu özdeğin boyutlarında oluşan büyüme. Bir iktisadi dalgalanma evresinde reel gayrisafi yurtiçi hasılanın dipten zirveye varasıya geçirdiği artma süreci. krş. daralma. Genleşme. Gelişme. Açılım.

Exaggeration : Aşırılık. İzam. Şişirme. Abartma. Abartı. İfrat. Mübalağa.

Aggrandisement : Zenginleşme (ayrıca aggrandizement). Yükseltme. Çoğaltma. Agrandisman. Daha güçlü yapma. Güç olarak yükselme eylemi. Abartma.

Enlargements : Artma. Genişletme. Büyültme. Genişleme. Büyüme. Agrandisman. Yayılma. Çoğalma.

Augmentation : Çoğalma. Artış. Çoğaltma. Artırma. Arttırma. Büyüme.

Magnifying power synonyms : aug, extension, amplification, foster child, amplifications, aggrandizements.