Reduce türkçesi Reduce nedir

  • Bölmek.
  • Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim.
  • Bir filmin, optik basım yoluyla, kendinden daha ufak boyda bir film üzerine aktarılması. büyültme karşıtı.
  • Ergitmek.
  • Ayırmak.
  • Dönüştürmek.
  • Azaltmak.
  • Haline getirmek.
  • Yerine oturtmak (kırık).
  • Zorunda bırakmak.
  • Kısaltmak.
  • Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Zayıflamak.
  • Düşürmek.
  • Yerine oturtmak (kırık vb.).
  • İndirmek.
  • Kırmak (fiyat).
  • Eritmek (metalurji terimi).
  • Küçültme.
  • İnceltmek (boya).
  • Eritmek (metal).
  • Kırmak (fiyat vb).
  • Özetlemek.
  • Eksiltmek.
  • (daha basit bir hale) dönüştürmek.
  • Alçaltmak.
  • Eder indirimi.
  • Sadeleştirmek.
  • Küçültmek.
  • İndirgemek.
  • Sarsmak.
  • Mecbur etmek.
  • Kısmak.
  • Zayıflatmak.
 
 

Reduce ile ilgili cümleler

English: Could you reduce the price a little?
Turkish: Fiyatı biraz düşürür müsün?

English: Can you please reduce the volume of the music?
Turkish: Lütfen müziğin sesini azaltır mısın?

English: A carbon footprint is the amount of carbon dioxide pollution that we produce as a result of our activities. Some people try to reduce their carbon footprint because they are concerned about climate change.
Turkish: Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.

English: Electric power companies are seeking to reduce their use of coal.
Turkish: Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.

English: Condoms greatly reduce the chances of pregnancy.
Turkish: Prezervatifler gebelik şansını büyük ölçüde azaltır.

Reduce ingilizcede ne demek, Reduce nerede nasıl kullanılır?

Reduce by half : Yarıya indirmek.

Reduce or enlarge : Küçült veya büyüt.

Reduce speed : Yol kesmek.

Reduce the price : Fiyatı düşürmek. Fiyat düşürmek. Fiyat kırmak. Fiyatı aşağı çekmek. Fiyatı indirmek. Fiyatı (aşağı) çekmek. Ucuzlatmak.

Reduce to : Getirmek (belli bir duruma). Düşürmek. -e döndürmek. Çevirmek. Sokmak. Zorunda bırakmak.

Reduce to beggary : Yoksullaştırmak. Fakirleştirmek.

Reduce to absurdity : Anlamsızlaştırmak. Saçmalaştırmak. Mantıksızlaştırmak.

Reduce to a pulp : Ne yapacağını şaşırtmak. Şoka uğratmak.

Reduce to writing : Yazmak. Yazıya dökmek. Yazdırmak.

Reduce to silence : Çanına ot tıkamak.

İngilizce Reduce Türkçe anlamı, Reduce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reduce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dismembers : Uzuvlarını kesmek. Sökmek. Uzuvları bedenden ayırmak. Parçalamak. Parçalarına ayırmak. Organlarını ayırmak.

Constrains : Alıkoymak. Sınırlamak. Baskı yapmak. İcbar etmek. Engellemek. Bağlamak. Menetmek. Zorlamak. Tutmak.

Transformed : Dönüştürülmüş. Haline gelmek.

Con dense : Koyulaştırmak.

Cancel : Üstüne çizgi çekmek. İşlemden kaldırmak. Vazgeçmek. Çizmek. Denkleştirmek. İptal. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Etkisiz hale getirmek. Geçersiz kılmak.

Minimization : Minimizasyon. Azaltma. Asgariye indirme. En küçükleme.

Disaffiliating : Kesmek. İlişkisini kesmek. İlişiğini kesmek.

Abridging : Tenkis etmek. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kesmek.

Boil : Kaynamak. Kaynatmak. Çıban. Haşlanmak. Pişmek. Haşlamak. Köpürmek. Fokurdamak. Fokurdatmak.

Reduce synonyms : cause to fall, debilitate, abased, degrade, trim back, abridges, dwarfing, faint, appropriates, allocates, do a sum, abbreviating, deaden, belittle, depreciation, agitate, debase, abstracts, emasculate, abase, compels, shorten, cheapen, appals, demeans, oblige, appall, trim, brief, affect, derogate from, transforming, alleviating.

Reduce zıt anlamlı kelimeler, Reduce kelime anlamı

Increase : Artmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Üremek. Artışa geçmek. Artma. Yükselmek. Çoğaltmak. Zam yapmak. Eder artırımı.

Thicken : Kalınlaşmak. Koyulaşmak. Sıklaşmak. Yoğunlaştırmak. Gürleştirmek. Bulandırmak. Karışmak. İçinden çıkılmaz olmak. Yoğunlaşmak. Sıklaştırmak.

Inflate : Şişirmek (hava ile). Suni olarak yükseltmek (fiyatları). Lastik şişirmek. Piyasaya çok miktarda kağıt para çıkarmak. Hava ya da bir başka gazla ikmal etmek. Şişirmek. Hava ile şişirmek. Şişmek. Artırmak. Hava basmak.

Reduce antonyms : lengthen, deflate, complicate.

Reduce ingilizce tanımı, definition of Reduce

Reduce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bring or lead back to any former place or condition.