Gloating türkçesi Gloating nedir

Gloating ingilizcede ne demek, Gloating nerede nasıl kullanılır?

Gloatingly : Kötü niyetli bir şekilde. Şeytanca zevk alarak.

Gloat over : Aç gözlülükle izlemek. Sadistçe zevk almak. Şeytanca bir zevk duymak. Oh olsun demek. Bir şeyi zevkle veya memnuniyetle düşünmek (özellikle kendi başarısını veya başkasının talihsizliğini). Gözü doymazcasına bakmak. Aç gözlülükle bakmak. Vahşi bir zevk duymak. Acımasızca zevk duymak. Zevkle seyretmek (birinin başarısızlığını).

Gloat : Kınalar yakmak. Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak. Şeytanca bir hazla seyretmek. Oh olsun! demek. Kına yakmak. Böbürlenmek. Başkasının başarısızlığından haz duymak. Zevkle seyretmek. Sinsice sevinmek.

Gloated : Sinsice sevinmek. Böbürlenmek. Oh olsun! demek. Kınalar yakmak. Başkasının başarısızlığından haz duymak. Zevkle seyretmek. Kına yakmak. Şeytanca bir hazla seyretmek. Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak.

Gloated over : Bir şeyi zevkle veya memnuniyetle düşünmek (özellikle kendi başarısını veya başkasının talihsizliğini). Acımasız bir şekilde zevk almak.

Gloaters : Başkasının talihsizliğine karşı zafer kazanmış ve kötü niyetli memnuniyet duyan veya ifade eden kimse. Acımasız bir şekilde zevk alan kimse. Başkasının talihsizliğinden zevk alan.

 

Gloaming : Alacakaranlık. Akşam karanlığı. Alaca karanlık.

Gloater : Başkasının talihsizliğinden zevk alan. Başkasının talihsizliğine karşı zafer kazanmış ve kötü niyetli memnuniyet duyan veya ifade eden kimse. Acımasız bir şekilde zevk alan kimse.

Gloats : Böbürlenmek. Kına yakmak. Oh olsun! demek. Zevkle seyretmek. Şeytanca bir hazla seyretmek. Sinsice sevinmek. Kınalar yakmak. Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak. Başkasının başarısızlığından haz duymak.

Gloam : Kararmaya başlamak (gün vb). Gündüz vakti.

İngilizce Gloating Türkçe anlamı, Gloating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gloating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slier : Muzip. Cingöz. Şakacı. Kurnaz. Tilki gibi. Yaramaz. Şeytan. Malın gözü.

Machiavellian : Sinsi ve hilekar. Makyavelce. Entrikacı. Makyevelce. Acımasız insan. Hilekar.

Ill disposed : Kötü huylu. Tertipsiz. Kötü kalpli. Karşı çıkan.

Despiteful : Kindar. Nispetçi. Fena. Şeytani.

Grudge : Kin. İstemeyerek vermek. Garaz. Çok görmek. Vermek istememek. Çok görmek (bir şeyi birine). Kıyamamak. Haset etmek. İsteksizce vermek. Hınç.

Dire : Korkunç. Müthiş. Acil. Şiddetli. Berbat. Vahim. Çok kötü. Büyük. Uğursuz.

Insidious : Hain. Sinsi (hastalık vb). Fırsat kollayan. Gizlice fırsat kollayan. Gizlice zarar veren. Hilekar.

Catty : Nefret dolu. Kedi gibi. Kurnaz. Hain. Kinci.

Gloat : Kınalar yakmak. Başkasının başarısızlığından haz duymak. Zevkle seyretmek. Kına yakmak. Oh olsun! demek. Sinsice sevinmek. Böbürlenmek. Şeytanca bir hazla seyretmek. Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak.

 

Sliest : Kurnaz. Tilki gibi. Cingöz. Şeytan. Muzip. Yaramaz. Malın gözü. Şakacı.

Gloating synonyms : furtive, slinkiest, glee, grudging, jealous, covetousness, desperately, all fired, malice, cruelly, ill intentioned, mean spirited, jealousness, satisfaction, jaundiced, baleful, cattier, cattiest, sinister, poisonous, catastrophically, malevolent, slinkier, almighty, jealousies, lefthanded, awfully, evil hearted, green eyed, pussyfooter, green eyed monster, envious, ill affected.

Gloating zıt anlamlı kelimeler, Gloating kelime anlamı

Dissatisfaction : Memnuniyetsizlik. Tatminsizlik. Hoşnutsuzluk. Doyumsuzluk. Duyumsuzluk.