Insidious türkçesi Insidious nedir

  • Sinsi (hastalık vb).
  • Hain.
  • Hilekar.
  • Gizlice fırsat kollayan.
  • Fırsat kollayan.
  • Gizlice zarar veren.
  • Sinsi.

Insidious ile ilgili cümleler

English: That's a very insidious disease. You don't notice it until it's too late.
Turkish: Bu çok sinsi bir hastalık. Çok geç olana kadar onu fark etmezsiniz.

Insidious ingilizcede ne demek, Insidious nerede nasıl kullanılır?

Insidiously : Sinsice. Namertçe.

Insidiousness : Sinsilik. Hainlik.

Inside : İç taraf. İçerisine. Ç. İçine. İç (taraf). Mide. İçerisinde. İç. Kodeste. İç taraftaki.

Inside address : Mektubun içindeki adres. İç adres. Adres içinde.

Inside border : İç kenarlık.

Inside height : İç yükseklik.

Inside out : İçi dışına dönmüş. Derinlemesine. Mükemmelce. Çok iyi bir şekilde. Tersyüz olmuş (giysilerde). Tersyüz.

Inside information : Dahili bilgi. İçerdekilerin edindiği gizli bilgiler. Sadece içerideki kimseler tarafından bilinen sır bilgi (ekonomik). İçeriden alınan bilgiler. İçeriden sızan haberler. İçeriden alınan bilgi. İçeri bilgisi.

Inside lag : İktisadi durumun belirlenmesi, uygulanacak iktisat politikalarının kararlaştırılması ile politikaların uygulamaya konulması arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi, dış gecikme. İç gecikme.

 

Inside money : İç para. İçsel para. Para olarak kullanılabilen her türlü borç.

İngilizce Insidious Türkçe anlamı, Insidious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insidious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cardsharps : İskambilde üçkağıtçı. Hilebaz. Hilebaz (iskambil). İskambilde hileci. Hileci.

Cheater : Aldatan kimse. Dolandırıcı. Kopyacı. Kopya çeken. Sınavlarda kopya yapan ya da kopya yapmayı alışkanlık durumuna getiren öğrenci. Hilebaz. Hileci. Aldatan (eş).

Cruel : Zor. Acımasız. Korkunç. Merhametsiz. Amansız. Zalim. Yavuz. Çekilmez. Hissiz.

Conman : Fırıldakçı. Dolandırıcı.

Opportunists : Opurtunist. Fırsatı değerlendiren kimse. Fırsat düşkünü. Oportünist. Fırsatçı. Tırnaksız.

Mischievous : Zararlı. Afacan. Haylaz. Fesat. Haşarı. Zarar verici. Uslu durmayan. Yaramaz. Muzip.

Slinky : Vücuda çok hoş bir şekilde oturan (rop). Gizli kapaklı işleri olan. Hırsızlama. Vücuda oturan. Gizli. Stres yayı. Sinsi (hareket). Daracık.

Catty : Kedi gibi. Kinci. Nefret dolu. Kurnaz.

Bad person : Suça yatkın kimse. Günah işleyen kimse. Kötü insanoğlu. Düzenbaz. Kötü kimse. Kriminal kimse. İyi olmayan kimse. Günahkar. Aldatıcı.

Cattier : Kinci. Kedi gibi. Kurnaz. Nefret dolu.

Insidious synonyms : seductive, bunkos, lefthanded, dangerous, slinkier, slinkiest, gloating, cruels, cheaters, on the prowl, con artist, adulterator, sliest, deceitful, pussyfooter, slier, con man, cardsharper, cattiest, cardsharping, conmen, disloyal, bunko, cardsharp, adulterators, blackguards, dingo, betrayer, bunco steerer, machiavellian, cattish, furtive, dispiteous.

 

Insidious zıt anlamlı kelimeler, Insidious kelime anlamı

Safe : Emniyetli. Kiralık kasalar. Güvende. Kesin. Önemli. Kasa. Yiyecek dolabı. Kurtulmuş. Emin. Dolap.

Insidious antonyms : unseductive.

Insidious ingilizce tanımı, definition of Insidious

Insidious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Treacherous. Sly. Watching an opportunity to insnare or entrap. Lying in wait. Said of persons. As, the insidious foe. Deceitful.