Safe türkçesi Safe nedir
- Çelik kasa.
- Değerli belgelerle yine dağerli nesnelerin koruyum ve saklanılması sağlanılmak üzere bankalarca kişilere kiralanan küçük kasalar.
- Tehlikesiz.
- Önemli.
- Kasa.
- Emniyette.
- Kesin.
- Güvenilir.
- Emniyetli.
- Atlatmış.
- Emin.
- İhtiyatlı.
- Dolap.
- Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Güvende.
- Filmlerin dış etkilerden korunması ve saklanmasında kullanılan, havalandırma ve yangın söndürme donanımı bulunan madenden korumalık.
- Güvenlikte.
- Olumlu sonuçlanacağı kesin.
- Kurtulmuş.
- Kiralık kasalar.
- Emin ellerde.
- Sağlam.
- Yiyecek dolabı.
Safe ile ilgili cümleler
English: Ali boiled the well water so it would be safe to drink.
Turkish: Ali kuyu suyunu kaynattı böylece o içmesi güvenli olacaktı.
English: Ali didn't know whether Mary was safe or not.
Turkish: Ali Mary'nin emin ellerde olup olmadığını bilmiyordu.
English: Ali found an old safe in his garage.
Turkish: Ali garajında eski bir kasa buldu.
English: Ali arrived safe and sound.
Turkish: Ali kazasız belasız geldi.
English: After flying above the safe zone, the airplane went into unidentified air space.
Turkish: Güvenli bölgenin üzerinde uçtuktan sonra, uçak belirlenemeyen bir hava sahasına girdi.
Safe ingilizcede ne demek, Safe nerede nasıl kullanılır?
Safe anchorage : Güvenli demirleme yeri.
Safe and sound : Kazasız belasız. Sapasağlam. Salimen. Sağ salim.
Safe area : Emin saha. Televizyon yayınında, resimdeki çevresel kayıp çıktıktan sonra kalan, resimdeki başlıca devinimlerin ve yazıların, içinde yer alması gereken alan. Güvenli alan. Güvenilir alan. Güvenli saha. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güvenlikli alan.
Safe arrival : Salimen varış. Sağ salim varma. Sağ salim ulaşma. Salimen ulaşma. Sağ salim varış.
Safe as the bank of england : Son derece sağlam. Yüzde yüz güvenli. İngiltere bankası gibi veya kadar güvenli.
Safe deposit : Kiralık kasa. Çelik kasa. Değerli eşya saklamak için kullanılan yer. Banka kasası. Kasa dairesi.
Safe conduct : Yol göstericilik, öncülük belgesi. Yol belgesi. Seyahat tezkeresi. Yol tezkeresi. Yol izni. Yolculuk için verilen güvenli geçiş izni. Geçiş izni. Himaye belgesi. Aman tezkeresi.
Safe breaker : Kasa hırsızı.
Safe deposit box : Bankada özel müşteri kasası. Özel müşteri kasası. Emanet kasa. Çelik kasa. Emanet kasası. Banka kasası. Kiralık kasa. Kasa. Özeli müşteri kasası.
Safe bet : Büyük riske sebep olmayan bahis. Sonuçları bir süre öncesinden bilinen bahis. Güvenli bahis. Sağlam bahis. Emin bahis.
İngilizce Safe Türkçe anlamı, Safe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Safe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Case : Vaka. Sorun. Kutu. Dava. Neden. Sokmak. Hukuksal olay. Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Husus. Valiz.
Out of the wood : Sorunları geride bırakmış. Dertten beladan uzak. Artık tehlikede değil. Sorunları aşmış. Düzlüğe çıkmış.
Forethoughtful : Önsezili. Sağduyulu. Tedbirli. Basiretli. Düşünceli.
Unhurt : Yarasız. İncinmemiş. Sağ salim. Zarar görmemiş.
Harmless : Saf. Kendi halinde. Temiz kalpli. Zararı dokunmayan. Masum. Suçsuz. Zararsız.
Firmest : Metin. Sıkı. Sabit. Katı. En sağlam. Dayanıklı. Sert.
Box : Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Loca. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Kutu. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Saplama kutusu.
As hard as nails : Sıhhatli acımasız. Acımasız. Kösele gibi. Taş gibi. Kaskatı. Haşin. Taş yürekli. Sıhhatli. İnatçı.
Bodyworks : Beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla yapılan fizik tedavi veya egzersiz gibi yöntemler. Üst yapı. Kaporta. Kaportacılık. Karoser.
Affirmatives : Olumlu cevap. Olumlayıcı. Müspet. Doğrulayan. Olumlu. Doğrulayıcı.
Safe synonyms : risk free, chifforobes, cash point, firm, saved, covin, authoritative, consolidated, cash box, allowable, deliberate, creditworthy, discreet, eluded, escaped, allegiant, calculatingly, as sure as fate, absolute, safest, assured, banker, capstan, biggest, uninjured, creditable, out of danger, fail safe, bigger, riskless, as hard as iron, authentics, bodywork.
Safe zıt anlamlı kelimeler, Safe kelime anlamı
Harmful : Kötü. Zararlı. Ziyankar. Fena. Tahriş edici. Muzır. Dokuncalı.
Dangerous : Tehlikeli. Muhataralı. Parlayıcı. Patlayıcı. Korkulu. Çekinceli. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Riskli.
Insecure : Güvenliksiz. Sakat. Sağlam olmayan. Emniyetsiz. Kendine güveni olmayan. Güvensiz. Tehlikeli. Endişeli. Tehlikede olan. Güvenilmez.
Safe antonyms : injured, vulnerable, adventurous.
Safe ingilizce tanımı, definition of Safe
Safe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Safe from storms. A place for keeping things in safety. Secure. Free from harm, injury, or risk. Unharmed. To make right. Untouched or unthreatened by danger or injury. To render safe. Whole. Unhurt. Safe from foes. As, safe from disease.

Bu kısımda Safe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Safe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Safe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Safe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.