Gloam türkçesi Gloam nedir
- Gündüz vakti.
- Kararmaya başlamak (gün vb).
Gloam ingilizcede ne demek, Gloam nerede nasıl kullanılır?
Gloaming : Akşam karanlığı. Alaca karanlık. Alacakaranlık.
Gloamings : Alaca karanlık. Akşam karanlığı. Alacakaranlık.
Gloat : Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak. Şeytanca bir hazla seyretmek. Kınalar yakmak. Zevkle seyretmek. Böbürlenmek. Başkasının başarısızlığından haz duymak. Oh olsun! demek. Sinsice sevinmek. Kına yakmak.
Gloat over : Sadistçe zevk almak. Oh olsun demek. Gözü doymazcasına bakmak. Acımasızca zevk duymak. Bir şeyi zevkle veya memnuniyetle düşünmek (özellikle kendi başarısını veya başkasının talihsizliğini). Acımasız bir şekilde zevk almak. Aç gözlülükle bakmak. Vahşi bir zevk duymak. Şeytanca bir zevk duymak. Zevkle seyretmek (birinin başarısızlığını).
Gloated : Zevkle seyretmek. Şeytanca bir hazla seyretmek. Başkasının başarısızlığından haz duymak. Kına yakmak. Oh olsun! demek. Böbürlenmek. Sinsice sevinmek. Kınalar yakmak. Başkasının başarısızlığından mutluluk duymak.
Glob corne : Keratin incisi. Glob korn.
Glob : Damla. Topak.
Gloater : Başkasının talihsizliğine karşı zafer kazanmış ve kötü niyetli memnuniyet duyan veya ifade eden kimse. Acımasız bir şekilde zevk alan kimse. Başkasının talihsizliğinden zevk alan.
Gloating : Kötü niyetli. Haset. Sinsi. Son derece.
Gloatingly : Şeytanca zevk alarak. Kötü niyetli bir şekilde.
İngilizce Gloam Türkçe anlamı, Gloam eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gloam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Even : Tesviye etmek. Düz olmak. Eşit. Çift. Düzlemek. Bile. Eşit olarak bölüştürmek. Düzletmek. Hatta. Düzeltmek.
Evening : Akşamlık. Akşam. Son evreler. Gün batması ile tam karanlık olması arasındaki zaman. Eşitleme. Akşamki. Suare. Son bölüm.
Twilight : Güneş, gözlerinin az altında iken havanın aydınlık olması ; günağarması ve günkararması olaylarının ortak adı. Gün battıktan sonra havada kalan aydınlığın yavaş yavaş azalması. Seher. Çöküş. Zayıf ışık. Şafak. Alaca karanlık. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Güneş doğmadan önce beliren ya da battıktan sonra süregelen, süresi eşlek ve eksenucu çemberleri arasında giderek artan yarı aydınlık durum. bk. günağarması. Alacakaranlık.
Eve : Arife gecesi. Kadın ismi. Arife. Akşam. Havva. Arife günü. Arefe günü. Kadın. Öngün.
Night : Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Tün. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Cehalet. Gece. Akşam. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karanlık.
Crepuscle : Alacakaranlık.
Eventide : Akşam. Akşam üzeri.
Time of day : Günün belirli saati. (argo) - dikkat ey (ör. ona dikkat etmeyeceğim). Gün içindeki saat. Günün bir saati.
Fall : Yıkılmak. Oturmak (laf). Vurmak. Ucuzlamak. Aşağı sallanmak. Dalmak. Dökülmek. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Rastlamak. Düşüş.
Dusk : Loş. Yarı karanlık. Gün kararması. Az karanlık. Kasvetli yer. Akşam karanlığı. Alaca karanlık. Alacakaranlık. Gün battıktan sonra havada kalan aydınlığın yavaş yavaş azalması. Kasvet.
Gloam synonyms : crepuscule, evenfall, nightfall, gloaming, hour.
Gloam ingilizce tanımı, definition of Gloam
Gloam kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Gloaming. To begin to grow dark. The twilight. To grow dusky.

Bu kısımda Gloam kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gloam ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gloam anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gloam ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.