Evaporator türkçesi Evaporator nedir
- Soğutma sıvısını buğu haline getirerek çevresini soğutmaya yarayan büklümlü boru.
- Hava kanalı.
- Buharlaştırıcı aygıt.
- Sıvıların buharlaştırmasında kullanılan aygıt.
- Kimya alanında kullanılır.
- Buğulaştırıcı.
- Evaparatör.
- Buharlaştırıcı.
- Evaporatör.
- Buharlaştırma aygıtı.
- Evaporetör.
- Buharlaştırcı.
Evaporator ingilizcede ne demek, Evaporator nerede nasıl kullanılır?
Evaporators : Evaporatörler. Buharlaştırma kazanları. Siyah likör buharlaştırıcıları. Buharlaştırıcı aygıt.
Evaporate : Uçmak. Uçurmak. Yok olmak. Buharlaşmak. Buğulaşmak. Kurutmak. Uçup gitmek. Buharlaştırmak.
Evaporated : Buharlaştırılmış. Kısmen suyu alınmış. Tebahhur etmiş. Buhar olup uçmuş. Buharlaşmış. Buğulanmış. Buhar haline gelmiş.
Evaporated hopes : Buharlaşan ümitler. Kaybolup giden ümitler. Ümitlerin buharlaşması. Ümitlerin terkedilmesi. Vazgeçilen hayaller.
Evaporated milk : Yoğunlaştırılmış süt. Sütün suyunun düşük atmosferde ve düşük ısıda buharlaştırılmasıyla elde edilen, besleyici değeri yüksek süt ürünü, evapore süt, konsantre süt, buharlaştırılmış süt. Evapore süt. Buharlaşmış süt. Kısmen suyu alınmış yoğun süt. Buharlaşma yoluyla bir miktar suyu alınarak koyulaştırılan süt. Suyu buharlaştırılmış süt. Buharlaştırılmış süt. Koyulaştırılmış süt.
Evaporating : Uçucu. Buharlaştırcı. Buharlaşma.
Evaporation point : Buharlaşma noktası. Buharlaşma çekidi.
Evaporation heat : Buharlaşma ısısı. Suyun buharlaşırken çevresinden almış olduğu ısı. belirli bir miktardaki suyun buharlaşması için gerekli olan ısı. Bir sıvıyı buhar haline dönüştürmek için harcanması gerekli olan ısı miktarı.
Evaporative : Buharlaşma ile alakalı. Uçucu. Buharlaşmalı. Buharlaşma meydana getiren.
Evaporates : Yok olmak. Uçmak. Buharlaştırmak. Uçup gitmek. Buharlaşmak. Buharlaşma.
İngilizce Evaporator Türkçe anlamı, Evaporator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Evaporator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alcohols : İspirto. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkol. Alkoller. İçki.
Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.
Acidimetry : Asidimetri. Asidimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asitölçüm. Asit ölçme. Asitimetre. Asit ölçümü.
Vaporization : Bir sıvının ya da katının uçuk evreye geçirilmesi. Buharlaşma. Herhangi bir bileşiğin içerisindeki sıvı bileşenlerinin uzaklaştırılmasıyla yoğunluğunun artırılması işlemi. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Buğulaştırma. Buharlaşma veya buharlaştırma. Uçuklaştırım. Gaz haline gelme. Buğulaşma. Vaporizasyon.
Vaporiser : Buharlaştıran alet. Gaza dönüştürücü aygıt (özellikle solunması için bir ilacı buharlaştıran) (vaporizer olarak da yazılır). Buhar cihazı. Püskürgeç. (britanya ingilizcesi) buharlaştırıcı. Vaporizatör.
Alcoholometry : Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkol ölçüm. Alkolometri. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkolölçüm.
Vapor : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Övünmek. Uçuk. Bkz.vapour. Buhar. Buharlaşma. Kuruntu. Maddenin gaz hali. soğuk yüzeylerde oluşan yoğuşma. Dönüşül sıcaklığın altındaki gaz evresine verilen genel ad. Buharlaşmak.
Additive : Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplamsal. Katkı. Çoğalan. Katkı maddesi. Ek katkı. Eklenecek. Katık. Katılacak.
Aliphatic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.
Evaporator synonyms : state change, clouding up, change integrity, vapourizer, vaporizer, acid radical, smoking, smoke, vaporise, alicyclic compounds, haversian canal, active passive metal, clouding, aldehydes, air duct, boiling, vaporisation, aliphatic saturated compounds, transpire, acid salt, airduct, active metals, physical change, acier inoxydable, phase change, activated coal, alabaster, evaporators, phase transition, vaporize, evaporating, vapour.
Evaporator zıt anlamlı kelimeler, Evaporator kelime anlamı
Solid : Dayanıklı. Yekpare ve içi dolu (madde). Kesintisiz. Kaliteli. Katı cisim. Katı hal. Katı madde. Kasalı çalgılarda kullanılan enli, tek parça ağaç. Sert. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır.
Liquid : Mayi. Hemen paraya çevrilebilir. Akışkan. Islak. Akıcı. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Likit. Berrak. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Sıvı.
Stay : Bırakmamak. Sabitlemek. Geçiştirmek. Oyalanmak. Germek. Önlemek. Erteleme. Kalmak. Durdurmak. ...olarak kalmak.
Evaporator ingilizce tanımı, definition of Evaporator
Evaporator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An apparatus for condensing vegetable juices, or for drying fruit by heat.

Bu kısımda Evaporator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Evaporator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Evaporator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Evaporator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.