Exampled türkçesi Exampled nedir
- Örnek verilmiş.
- Misal gösterilmiş.
- Numune olarak verilmiş.
- İbret olmuş.
Exampled ingilizcede ne demek, Exampled nerede nasıl kullanılır?
Unexampled : Eşsiz. Eşi görülmemiş. Benzeri olmayan. Emsalsiz. Benzersiz.
Example of contract price : Vergi yöntemi yasasına göre tarım kazancının saptanılmasında uygulanan bir ölçü sağlanacağı düşünülen üretim ortalaması tümdeğerinin satış ortalama değerine oranlaması yoluyla elde olunan götürü gider eşlemesi. Götürü gider eşleri.
Example sentence : Örnek cümle.
Make an example of : İbret-i alem olsun diye cezalandırmak. Başkalarına ders olsun diye cezalandırmak. Başkalarına ibret olsun diye cezalandırmak. İbreti alem için cezalandırmak. İbret olsun diye cezalandırmak.
Make an example of someone : Birini ibret olsun diye cezalandırmak.
Gave an example : Misal verdi. Örnek verdi. Numune sağladı.
Give a good example : İyi örmek vermek. İyi açıklama yapmak.
Follow the example : Davayı takip etmek. Daha önce yapıldığı gibi yapmak. Örneği takip etmek.
Beyond example : Eşsiz. Tek. Örneği olmayan. Biricik.
Follow his example : Örneği tarafından rehberlik edilmiş. Onun örneğini takip etmiş.
İngilizce Exampled Türkçe anlamı, Exampled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exampled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Microcosm : Küçük bir evren olarak düşünülen insan. Küçük evren. Küçük dünyayı temsil eden insanlar. İnsan. Mikrokozma.
Representative : Temsilci. Temsil eden. Kişileştiren. Delege. Temsilen. Karakteristik. Aracı olarak başkası adına mal satmakla görevlendirilen ve çoğunlukla yasal çalışma yeri ve elinde malı bulunmayan kişi. Vekil. Milletvekili. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme.
Sample : Numune. Bir özdeğin özellikleri üzerine bilgi verebilecek biçimde alınmış parça. Tadına bakarak kalitesini saptamak. Tipik davranış. Örnek seçmek. Malların tecimsel nitelikte olmayan örnekleri. Örnek. Örnekleme yöntemiyle yürütülecek herhangi bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere seçilen örnek öğeler kümesi. İstatistikte, çekildiği evreni temsil ettiği düşünülen ve evrenden çekilen küçük bir grubun oluşturduğu topluluk. Herhangi bir evrenin, incelenmek üzere seçilen parçası.
Templet : Mastar. Model. Takoz. Gabari. Örnek. Kalıp. Şablon. Şeffaf levha.
Loadstar : Yol gösterici. Çobanyıldızı. Kutupyıldızı (astronomi terimi). Yol gösterici yıldız. Çobanyıldızı (astronomi terimi). İdeal bir yol gösterici. Kutup yıldızı.
Image : Hayal. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Yansıtmak. Aynı. Benzetme. İmgeleştirmek. Kopya. Çıkarımcı yolda uzancalı yordamlarda bir kavram yaratmak üzere kullanılan görsel anlatım ya da tasarımsal görünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. İmaj.
Exception : Ayrım yapma. Hariç tutma. Dışta bırakma. İstisna etme. İstisna. Yetkili kamu kuruluşlarının, kimilerine belgeleme ya da yapı kurallarına bağlı olmaksızın yapı oluru vermeleri. Sıradışı durum. Özel durum. İtiraz.
Pilot : Yeni kurulan bir televizyon vericisinin yayın niteliğini araştırmak ve düzeltmek için girişilen yayın. yeni yayına başlayan bir televizyon yayacının izlencelerini geliştirmek amacıyla girişilen yayın. yeni hazırlanmış bir izlence dizisisinin izleyicilerdeki tepkisini ölçmek ve bu dizinin ilerisi için sonuçlar çıkarmak amacıyla yapılan yayın. Yedek. Ayarlayıcı. Pilotluk yapmak. Kılavuzluk etmek. Kılavuz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uçak kullanmak. Kılavuzluk yapmak. Kullanmak.
Representation : Bir yöney, gerey ya da matematiksel işlerin belirli bir uzay, düzlem ya da konsayı dizgesi üzerinde aldığı sayısal, dizeysel biçim. Vekillik. Temsil. Beyan. Tasvir. İşaret. Sembol. Mümesillik. Temsilcilik. Oynama.
Archetype : Arketip. Asıl numune. İlk örnek. Bir tür ya da türler grubunun varsayılan atasal tipi. arkitip.
Exampled synonyms : internal representation, mental representation, illustration, excuse, paradigm, apology, precedent, specimen, holotype, guide, information, case in point, instance, prototype, prefiguration, original, epitome, type specimen, exemplified, template, lodestar, model, quintessence.
Exampled zıt anlamlı kelimeler, Exampled kelime anlamı
Precedented : Eşi görülmüş. Örneğine rastlanmış. Benzeri yaşanmış.

Bu kısımda Exampled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exampled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exampled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exampled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.