Microcosm türkçesi Microcosm nedir

  • Küçük evren.
  • Küçük bir evren olarak düşünülen insan.
  • İnsan.
  • Mikrokozma.
  • Küçük dünyayı temsil eden insanlar.

Microcosm ingilizcede ne demek, Microcosm nerede nasıl kullanılır?

Microcosmic : Mikrokozmik. Küçük evrensel.

Microcosmic salt : Mikrokozmik tuz.

Microcosms : Küçük evren. İnsan. Mikrokozma. Küçük dünyayı temsil eden insanlar.

Micrococcus : Micrococcus. Suda ve toprakta bulunan aerobik ya da fakültatif anaerobik gram pozitif, yuvarlak bakteriler. Mikrokokus. Mikrokok. Mikrokoküs. Mikroskop altında tek tek görülen koklara verilen ad. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnsan ve hayvanların derisinde, toprak, su, et ve süt ürünlerinde yaygın olarak bulunan, gram pozitif, aerobik, tek, dörtlü veya düzensiz gruplar oluşturan kok biçimindeki bakteri cinsi.

Microcode : Mikro kod. Mikrokod.

Microcopies : Mikrokopya. Küçük kopya.

Microcornea : Mikrokornea. Göz yuvarında histolojik olarak normal, ancak boyutları bakımından küçük kornea bulunması.

Microconvex transducer : Mikrokonveks prop. Ultrason probu.

Microconidium : Askomiset mantarlar tarafından meydana getirilen, ya erkek eşey hücresi gibi davranan ya da miselyum vermek üzere filizlenen çok küçük konidyum. Mikrokonidyum.

Microcomputers : Mikrobilgisayarlar. Mikrobilgisayar.

 

İngilizce Microcosm Türkçe anlamı, Microcosm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Microcosm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#adam Adamite] : Nüdist. Bir tür yeşil floresan minerali. Adem'in durumunu taklit eden ve çıplak dolaşmayı tercih eden hayalperest bir tarikatın üyesi. Adem'in soyundan gelen. Adamit. Kimse.

Hominid : İnsangillerin üyesi. İnsangillere ait. İnsansı. İnsanımsı.

Being : Yapı. Tanrı. Varlık. Mahluk. Olma. Yaradılış. Yaşam. Vücut. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek.

Anthropo : Antropo. İnsanlarla ilgili.

Model : Örneğe göre yapmak. Modellik etmek. Örnek olan. Tip. Bir kentin bugünkü durumu ve gelecekte alması istenen biçim göz önünde tutularak, kentin oluşumunu biçimlendiren almaşık etkenleri sınamak ve herbirinin davranışlarını önceden kestirmek amacıyla kurulan simgesel denklem. Modelini yapmak. Model yapmak. Modellik yapmak. Kalıbını çıkarmak. İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi cebirsel terimlerle ifade eden bir matematiksel yapı.

Earthborn : Topraktan gelen. İnsanoğlu. Ölümlü. Topraktan oluşan. Topraktan çıkmış. Fani. Dünyevi.

Example : İbret. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Mesala. Örnek. Kip. Ders. Misal. Numune.

Flesh and blood : Soy. Nesil. Akrabalar. Akraba. Kodak. İnsanlık. İnsanoğlu. İnsan doğası.

Human : İnsani. İnsancıl. İnsana ilişkin. İnsan gibi. İnsanca.

Microcosm synonyms : born of woman, homos, human being, creature, hominids, microcosms, homo, bird, anthropos, homo sapiens.

 

Microcosm ingilizce tanımı, definition of Microcosm

Microcosm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A little world. A miniature universe. Hence (so called by Paracelsus), a man, as a supposed epitome of the exterior universe or great world. Opposed to macrocosm.