Excising türkçesi Excising nedir

Excising ingilizcede ne demek, Excising nerede nasıl kullanılır?

Excision : Kesme. Kesip çıkarma. Eksize etme. Alma. Bedenden kesip çıkarma. Eksizyon. Eksize etmek. Kesip çıkarmak, eksizyon. Bir doku veya organdan kesip parça çıkarma, eksize etmek, eksizyon.

Excision arthroplasty : Eksizyon artroplastisi. Eklemi oluşturan kemik uçlarını (kalça ekleminde kollum ossis femoris) uzaklaştırmak suretiylemeydana gelen boşluktan yararlanıldığı burada oluşacak fibröz dokunun, eklemin serbest hareketini sağladığı bir artroplasti yöntemi.

Excisions : Bedenden kesip çıkarma. Alma. Kesme. Eksizyon. Alınan şey. Kesip çıkarma.

Excisable : Vergilendirilebilir. Atılabilen. Kesip atılabilen. Vergiye tabi. Kesilebilen. Kesilip çıkartılabilen. Temizlenebilen.

Excise : Oymak. Vergilendirmek. Vergi koymak. Eksize etmek. Kesip çıkarmak, eksizyon. Kesip çıkarmak. Almak. Bir doku veya organdan kesip parça çıkarma, eksize etmek, eksizyon. Temizlemek.

Excise taxes : Tüketim vergisi. Bir ülkede satılan mallar üzerinden alınan vergi.

Exciseman : Vergi tahsildarı. Vergi toplayıcısı. Vergi memuru.

Excised : Temizlemek. Eksize. Eksize edilmiş. Kesilip çıkartılmış. Kesilmiş. Kesip atılmış. Kesmek. Vergilendirmek. Vergi koymak. Temizlenmiş.

 

Excise duties : Tüketim vergisi.

Excises : Vergilendirmek. Vergi koymak. Kesip çıkarmak. Almak. Atmak. Kesmek. Keserek almak. Oymak. Temizlemek.

İngilizce Excising Türkçe anlamı, Excising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tax : Kamu giderlerini karşılamak amacıyla devletin veya devletin yetkilendirdiği diğer kamu tüzel kişilerinin, hukuki zorunluluk altında, yasayla belirtilen kurallara göre ve karşılıksız olarak gerçek ve tüzel kişilerin gelir ve malları üzerinden nakdi ya da ayni olarak aldıkları pay. Külfet. Yük olmak. Kesenek, ücret, ödül, bahşiş ve benzerleri gibi belirli bir işgörümü karşılığı ilgiliye ve alacaklısına yapılan ödeme. hükümetçe görülen kişi işleri için devlet veznesine ödenen para. (tapu harcı, mahkeme harcı gibi.). -e vergi koymak. Devlete ilişkin genel giderleri karşılama amacı ile yükümlülerinden çeşitli adlarla alınan para. İş görme vergisi. Mahkeme masrafını belirlemek.

Galvanising : Bir metali ince çinko tabakası ile kaplamak. Galvanizlemek. Uyarmak (ayrıca galvanization). Galvanizleme. Elektrik akımı uygulamak (sinire, kişiye, vs.). Galvaniz yapma. Galvanize etmek. Çinko kaplama.

Cleaned : Temizlenmiş. Temizlenen. Parlatmak. Arıtmak. Arındırmak. Boşaltmak.

Abridge : Kısaltmak. Tenkis etmek. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Özetlemek. Azaltmak. Kısmak.

Buffer : Geçici bellek. Yedek zaman aralığı. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kıskı. Amortisör. Diretken. Tampon. Yastık. Korumak. Perdahlayıcı.

 

Amputations : Kesilme. Uzvun kesilmesi. Bir organın kesilmesi. Organın alınması. (organ) kesme. Kesim. Uzuv kesme. Ampütasyon.

Assess : Tayin etmek (para miktarını). Değerini biçmek. Tahakkuk ettirmek. Kanı. Değer biçmek. Talep etmek (bir miktar para). Belirlemek. İncelemek. Yargı.

Dismemberment : Parçalama. Kol ve veya veya bacak kaybı. Parçalanma.

Excitation : Nicemsel dizgeyi, daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Heyecanlandırma. Uyarma. İkaz. Çıkış. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Nicemsel bir yapıyı taban durumundan daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma süreci. Eksitasyon. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç.

Absterge : Silmek.

Excising synonyms : amputates, brush, titillating, assuages, levy tax, glamourous, admits, thrilling, taxed, cessing, excitement, accept, cleanse, breathless, tickling, abridging, amputation, assuage, capture, resection, galvanizing, cessed, heady, borrows, sexy, barged, block, glamorous, clarifying, excised, barge, breathtaking, blow the whistle on.

Excising zıt anlamlı kelimeler, Excising kelime anlamı

Unexciting : Can sıkıcı. Sıkıcı. Heyecansız.

Uninteresting : Cansız. Meraksız. Yavan. Çekici olmayan. İlgi çekmeyen. İlginç olmayan.

Absent : Devamsız. Namevcut. Yok. Eksik. Yoklamada bulunmayan. Bulunmamak. Yok (mevcut olmama). Bulunmayan. Dalgın. İlgisiz.

Excising antonyms : unprovocative, unsexy, unstimulating.