Tax türkçesi Tax nedir

  • Suçlamak.
  • Zorlamak.
  • Vergi koymak.
  • İş görme vergisi.
  • Külfet.
  • Kamu giderlerini karşılamak amacıyla devletin veya devletin yetkilendirdiği diğer kamu tüzel kişilerinin, hukuki zorunluluk altında, yasayla belirtilen kurallara göre ve karşılıksız olarak gerçek ve tüzel kişilerin gelir ve malları üzerinden nakdi ya da ayni olarak aldıkları pay.
  • Yük olmak.
  • Devlete ilişkin genel giderleri karşılama amacı ile yükümlülerinden çeşitli adlarla alınan para.
  • Kesenek, ücret, ödül, bahşiş ve benzerleri gibi belirli bir işgörümü karşılığı ilgiliye ve alacaklısına yapılan ödeme. hükümetçe görülen kişi işleri için devlet veznesine ödenen para. (tapu harcı, mahkeme harcı gibi.).
  • Yüklemek.
  • Yormak.
  • Vergilendirmek.
  • -e vergi koymak.
  • Vergi almak.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Yük.
  • Vergilemek.
  • Mahkeme masrafını belirlemek.
  • Vergi.

Tax ile ilgili cümleler

English: Ali is a tax consultant.
Turkish: Ali bir vergi danışmanı.

English: A new tax was imposed on wine.
Turkish: Şaraba yeni bir vergi konuldu.

English: A new tax has been imposed on cigarettes.
Turkish: Sigaralara yeni bir vergi konuldu.

English: A special tax was imposed on imported cars.
Turkish: İthal otomobillere özel bir vergi koyuldu.

English: A heavy tax was imposed on whiskey.
Turkish: Viskiye ağır bir vergi konuldu.

 

Tax ingilizcede ne demek, Tax nerede nasıl kullanılır?

Tax administration : Vergi dairesi. Vergi idaresi.

Tax advantage : Vergi avantajı sağlama. Vergi avantajı.

Tax allowance : Vergiye tabi olmayan gelir. Vergi muafiyeti. Vergi indirimi.

Tax amnesty : Vergi barışı. Vergi affı.

Tax assessment : Vergiye esas miktar. Vergi tahakkuku. Vergi tarhı. Matrah. Vergi değerlendirmesi. Vergi matrahı. Verginin, tarh edilmesinden sonra tahsil edilebilir duruma gelmesi, yani vergiyle ilgili bir alacak hakkının doğması.

Tax boost : Vergi artışı. Vergi artırımı.

Tax base : Vergi esası. Vergiye esas değer. Verginin sayışımına dayanak olan temel değer. Vergi matrahı. Vergi tabanı. Vergi temel değeri.

Tax assessor : Vergi tahakkuk memuru. Vergi memuru. Vergi tahakkuk görevlisi. Tahakkuk memuru.

Tax bill : Vergi makbuzu. Vergi hesabı. Vergi yasa tasarısı.

Tax break : Vergi istisnası. Vergi muafiyeti. Vergiden düşülen. Vergiye esas meblağda indirimi. Vergi kaçırma.

İngilizce Tax Türkçe anlamı, Tax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coerces : Baskı yapmak. Baskı yapma. Mecbur etmek. Zorlama. Tazyik etme. Mecbur etme. Bir şeyi kabule zorlamak. İcbar etme. Baskı altında tutmak.

Bludgeoning : Sopalamak. Sopalama. Coplamak. Zorla yaptırmak. Coplama.

Embarked : Uçağa yüklemek. Girişilmiş. Uçağa yüklenmiş. Girişmek. Bindirilmiş. Uçağa bindirmek. Bindirmek. Yüklenmek. Yüklenmiş. Kalkışmak.

Impose a tax : Vergi koyma. Vergi uyguladı. Vergiye bağlamak. Vergi getirdi. Vergi tarhı. Vergi salmak. Bir verginin uygulanmasını talep etti.

 

Attributes : Bağlamak. Atfetmek. Dayandırmak.

Cream : Köpürmek. Kıvam bakımından merhemlere göre daha yumuşak olan, yağlı ve yağsız olmak üzere iki biçimde hazırlanabilen yarı katı ilaç biçimi. Kaymak. Krem. Krema katmak. Krem sürmek. Kaymak tutmak. Kaymak bağlamak.

Blames : Ayıplamak. Kınamak. Sorumlu tutmak.

Chop : Doğramak. Kıymak. Parçalamak. Balta ile kesmek. Söyleyivermek. Yandan vuruş yapmak (kriket). Dalgalar için çırpınmak. Baltayla kesmek. Kırmak (odun). Yarmak.

Stamp duty : Çeşitli resmi belgelere kanunla belirlenmiş miktarda veya oranda pul yapıştırma, basılı damga koyma, makbuz verme, hakedişten kesinti yapma yoluyla alınan vergi. Belirli belge, belgit ve duyurulardan özel yasasına göre pullama yoluyla alınan vergi. Damga resmi. Damga vergisi. Pul vergisi.

Creams : Çırpmak. Kaymak tutmak. Tatmin olmak. Kaymağını almak. Suyunu çıkarmak. Krem sürmek. Krema katmak. Boşalmak. Köpürmek.

Tax synonyms : pavage, revenue enhancement, franchise tax, proportional tax, cathexis, bully, apanage, single tax, onus, freight, download, collects, downloads, be urgent with somebody, bulk, cumbered, blame, carload, gabelle, clamor down, assess, excise, taxed, collect, ascribed, dowered, do in, indirect tax, onerousness, coerce, bludgeon, clamour down, attributed.

Tax zıt anlamlı kelimeler, Tax kelime anlamı

Taxable : Gümrüklenebilir mallar. Vergiye tabi. Vergilendirilebilir. Mükellef. Vergiye tabi gelir.

Tax ingilizce tanımı, definition of Tax

Tax kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A charge, especially a pecuniary burden which is imposed by authority. To lay a burden upon. To impose a tax upon. To subject to the payment of a tax or taxes. Especially, to exact money from for the support of government.