Excusable türkçesi Excusable nedir

  • Bağışlanabilir.
  • Hoş karşılanabilir.
  • Mazur görülebilir.
  • Mazur.
  • Affedilebilir.
  • Hoşgörülebilir.

Excusable ile ilgili cümleler

English: Your behavior was inexcusable.
Turkish: Davranışın affedilmezdi.

English: This is inexcusable.
Turkish: Bu affedilmez.

English: Tom's behavior at the party was inexcusable.
Turkish: Tom'un partideki davranışı affedilmezdi.

English: These are inexcusable mistakes.
Turkish: Bunlar affedilmez hatalar.

English: That was excusable.
Turkish: O affedilebilirdi.

Excusable ingilizcede ne demek, Excusable nerede nasıl kullanılır?

Excusableness : Mazur görülebilir olma durumu. Hoşgörülebilirlik. Affedilebilirlik. Bağışlanabilir olma durumu. Bağışlanabilirlik. Mazur görülebilirlik.

Inexcusable : Affedilmez. Bağışlanamaz. Mazeretsiz. Affedilemez. Mazur görülemez. Hoşgörülemez.

Inexcusableness : Mazeret kabul edilmezlik. Bağışlanamazlık. Mazeret götürmezlik. Affedilmezlik. Affedilemezlik. Affedilemez olma durumu.

Unexcusable : Affedilmez. Mazur görülemez.

Inexcusably : Affedilmeyecek şekilde. Bağışlanamaz biçimde. Haksız surette. Herhangi bir gerekçe gösterilmeden.

Excuse me a moment : Affedersiniz.

Unexcusably : Özürsüz. Mazeretsiz. Bağışlanamaz bir şekilde. Bağışlamasız.

Excused : Mazur görülen. Muaf. Mazur. Mazeretli. Serbestlik verilen. Muafiyet verilen.

 

Excuse from : Birini bir şeyi yapmaktan muaf tutmak.

Excuse oneself from : Bir yükümlülük veya durumdan kurtulma yollarını aramak (kendini masadaki yemekten kurtarmak, askeri hizmetten sıyırmak, vb.).

İngilizce Excusable Türkçe anlamı, Excusable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excusable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Excused : Mazur görülen. Muafiyet verilen. Muaf. Serbestlik verilen. Mazeretli.

Condonable : Göz yumulabilir.

Justifiable : Hukuka uygun. Gerekçeli. Haklı çıkarılabilir. Hak verilebilir. Doğruluğu ispat edilebilir. Makbul mazerete dayanan. Savunulabilir. Haklı görülebilir. Hukuka aykırılık oluşturmayan.

Allowability : Yetki verilebilir. Caiz. İzin verilebilir.

Forgivable : Affedilir.

Pardonable : Affedilir.

Venial : Affedilir. Büyük sayılmayan. Bağışlanır.

Absolvable : Beraat etmeye layık.

Dispensable : Vazgeçilebilir. Elzem olmayan. Ehemmiyetsiz. Zorunlu olmayan. Gereksiz. Gözden çıkarılabilir. Önemsiz. Olmasa da olabilir.

Excusable synonyms : forgiveable, redeemable, remissible, atoneable, tolerable, permissible, allowable, grantable, non objectionable, atonable.

Excusable zıt anlamlı kelimeler, Excusable kelime anlamı

Unpardonable : Mazur görülmez. Bağışlanamaz. Affedilemez. Affedilmez.

Inexcusable : Hoşgörülemez. Mazeretsiz. Mazur görülemez. Affedilmez. Affedilemez. Bağışlanamaz.

Excusable ingilizce tanımı, definition of Excusable

Excusable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That may be excused, forgiven, justified, or acquitted of blame. Pardonable. As, the man is excusable. An excusable action.