Caiz nedir, Caiz ne demek

Caiz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen.
  • Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan

"Caiz" ile ilgili cümleler

  • "Akşama kalıp iskelenin üstü binbir ayakken gitmek caiz değildi." - S. M. Alus

Caiz hakkında bilgiler

Mübah (Arapça: مباح‎), İslami terim. Efâl-i mükellefin'dendir. Yapılmasında veya terkinde dinî yönden hiçbir mahzûru bulunmayan, yani, mükellefin yapıp yapmamakta tamamen serbest olduğu işlerdir. Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi... Mübah olan bu gibi işlerin ne yapılmasında sevab vardır, ne de terkinde günâh vardır.

İslam dininde inanan kişinin gerçekleştirmesine (yapmasına) Allah tarafından izin verilen fiillere verilen isimdir. Her ne kadar sözcük köken bakımından bir İslam dini terimi olsa da Türkçe'de "yapılmasına izin verilen" manasında hem dinî hem de dinî olmayan şekilde kullanılmaktadır. Sözcük olarak mübâh Arapça kökenlidir.

Bir şeyin mübah olması, yapılabilir olduğu anlamına geldiği için, eyleme cevaz verilmiştir; yani eylem caizdir. Bu sebeple mübah yerine câiz sözcüğünün de kullanıldığı olur. Seyahate çıkmak veya yemek yemek gibi fiiller örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte bir şeyin mübah oluşunun sınırları vardır; bir seyahatte ölüm riski varsa ve seyahati gerektirici herhangi bir sebep yoksa bu belirli seyahatin mübah olup olmadığı tartışılabilir. Aynı şekilde kişinin yemek yemesi mübah ise de, sağlığını bozacak şekilde aşırı yemesi veya haram şeylerden (İslam dininde yemesi yasaklanan şeylerden, domuz eti gibi) yemesi mübâh değildir.

 

İslam'a göre mübah olarak sınıflandırılmış eylemler, iyi niyetle yapılırsa tâat (Allah'ın beğendiği şey) olur. Kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Önemli olan kişinin niyetidir.

Caiz ile ilgili Cümleler

  • Tabiri caizse, bunlar savaş kurbanlarıydı.
  • O tabiri caizse ayaklı bir ansiklopedidir.
  • Everest Dağı, tabiri caizse, dünyanın çatısıdır.
  • Tabiri caizse, o başı boş bir koyun.
  • Tabiri câizse bu konuksever bir cümle.
  • Tabiri caizse, sudan çıkmış balık gibisin.
  • Tabiri caizse, o yürüyen bir sözlüktür.

Caiz anlamı, tanımı:

Bakım : Bakma işi. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

İzin : Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil. Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet.

Caize : Yol yiyeceği, azık. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş.

 

Tabiri caizse : "sözün özünü söylemek gerekirse" anlamında kullanılan bir söz. "diğer bir deyişle, şöyle söylemek uygunsa" anlamında kullanılan bir söz.

Töre : Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet.

Sakınca : Çekinilmesi, dikkatli olunması gereken, sakınmayı gerektiren durum, mahzur.

Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Yakışık : Uygunluk, yaraşma. Yakışıklı delikanlı.

İslam : Müslümanlık.

Terim : Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Mükellef : Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş. Yükümlü. Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış.

Yerinde : Durumunda. İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde.

Alan : Bir çalışma çevresi. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.

Diğer dillerde Caiz anlamı nedir?

İngilizce'de Caiz ne demek? : adj. possible, could be, might be

Almanca'da Caiz : adj. erlaubt, zulässig

Rusça'da Caiz : adj. законный, легитимный, допустимый, разрешенный, дозволенный, позволительный