Caize nedir, Caize ne demek
Caize; bir edebiyat terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş.
- Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti

- Yol yiyeceği, azık.
"Caize" ile ilgili cümle örnekleri
- "Belki bu ihsan veya caizelerin miktarlarında bazı tadilat yapıldığı kabul edilebilir." - A. H. Çelebi
Caize isminin anlamı, Caize ne demek:
Kız ismi olarak; Armağan, hediye. Yol yiyeceği, azık. Eski şairlere yazdıkları methiyeler için verilen bahşiş.
Bilimsel terim anlamı:
Büyüklere sunulan kasidelere, övgülere, karşı verilen akçe. / Sözleri bir küçük akçe etmez / Caize almasa kalkıp gitmez (Seyyit Vehbi)
Caize anlamı, kısaca tanımı:
Kaside : On beş beyitten az olmayan, bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı olan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı şiir türü.
Büyük : Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Büyük abdest. Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).
Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Bahşiş : Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan verilen para, kahve parası.
Göstermek : Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Öğretmek, açıklamak. Görünmek, benzemek. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Belirtmek, anlatmak. Sert bir biçimde karşılık vermek. Kanıtla inandırmak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek.
Hiza : Doğru bir çizgi üzerinde bulunma durumu.
Tırnak : Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. Tırnak işareti. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Gemi demirinin ucundaki yassı parça. Kanun çalmakta kullanılan mızrap.
Yol : Yolculuk. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Hile, tuzak. Gaye, uğur, maksat. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kez, defa. Kumaşta bulunan çizgi. Gidiş çabukluğu, hız. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
Azık : Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.

Bu kısımda Caize nedir? Caize ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Caize tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Caize hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.