Experimental animal türkçesi Experimental animal nedir
- Denek hayvanı.
- Denek.
- Deney hayvanı.
Experimental animal ingilizcede ne demek, Experimental animal nerede nasıl kullanılır?
Experimental : Araçlı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Deneyimle kazanılan. Denek. Deneyde kullanılan. Deneyli. Tecrübi. Eksperimental. Deneysel. Deneylerle, ölçümlerle ilgili.
Animal : Hayvani. Vücutla ilgili. Kaba kişi. Hayvan. Diriksel. Hayvanca. Hayvanlarla ilgili. Bedensel. Hayvansal.
Experimental chemistry : Deneysel kimya. Kuramsal görüşlerden çok gözlem ve deneylere dayanan, onlardan sağlanan bilgilerin toplaması, yorumlanmasıyla gelişmiş olan bilim dalı.
Experimental class : Birtakım eğitim ve öğretim sorunlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi amaciyle kimi etmen ve etkilere açık tutulan; gerek öğretim programı, ders araç ve gereçleri, zaman çizelgesi ve gerekse öğretmenlerce uygulanan öğretim yöntemleri bakımından öteki sınıflardan değişik olan sınıf. Deneme sınıfı.
Experimental control : Deneysel kontrol. Deneysel denetim. Bir deneylemede deneysel değişmelerin, etkileri araştırılan deneysel değişkene bağlanabilmesi için alınan gözlem önlemlerinin tümü.
Experimental design : Deneysel desen. Deney planı. Deneme deseni. Deney kümesinin yanısıra denetim kümesinin kullanılıp kullanılmadığına ve "önce" ya da "sonra" gözlemlerinin hangi küme üzerinde yapıldığına göre birbirinden ayrılan deneyleme tasarımlarından her biri. Deneysel dizayn. Deneysel tasarım. Deney düzeni. Deney tasarımı.
İngilizce Experimental animal Türkçe anlamı, Experimental animal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Experimental animal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Subject : Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Tabi kılmak. Uyruk. Bağlı. Ders. Özne. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Tabi. Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb.
Experimental : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Deneyde kullanılan. Deneyimle kazanılan. Araçlı. Deneysel. Deneyli. Deneme niteliğinde. Eksperimental. Tecrübi.
Informants : Bilgi veren kimse. Haber veren. İhbarcı. Haber veya bilgi veren kimse. İtirafçı. Muhbir. Haber kaynağı. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. İspiyoncu.
Testee : Sınanan. Test edilen insan. Sınava alınan insan. Sınava giren kimse. Test edilen. Sınava giren.
Reagents : Tepki. Reaksiyon. Reaktif. Ayıraç (kimya terimi). Miyar.
Trial : Bakma. Girişim. Yargılama. Son soruşturma. Örnek. Sınavı. Atma ya da atlama yapan yarışçının, her dönede birer kez kullandığı sınama hakkı. Duruşma. Deneme.
Informant : Bilgi veren. İhbarcı. İtirafçı. Bir alan tarama sürecinde kendilerinden bilgi sağlanan sözlü kaynak. Haber kaynağı. İletmen. Haber veren. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. Haber veya bilgi veren kimse.
Bale : Balya. Suyunu boşaltmak (kayık). Kuru ot, saman ve yünlerin makineyle sıkıştırılıp bağlanmış durumu, denk. Denk yapmak. Kayığın suyunu boşaltmak. Balya yapmak. Balyalamak. Paraşütle atlamak.
Test piece : Deney örneği. Deney topu. Test parçası. Numune. Mukayese topu. Örnek. Deneme topu. Deney parçası. Örneği.
Experimental animal synonyms : test subject, respondent, testees, guinea pig, reagent.

Bu kısımda Experimental animal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Experimental animal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Experimental animal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Experimental animal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.