Expostulating türkçesi Expostulating nedir
- İtiraz etmek.
- Eleştirmek.
- Sitem etme.
- [#uyarma Uyarmak].
- Öğüt verme.
- Öğüt vermek.
- Dostça eleştirme.
- Uyarma.
- Sitem etmek.
- İkaz etme.
Expostulating ingilizcede ne demek, Expostulating nerede nasıl kullanılır?
Expostulation : Sitem. Eleştiri. İtiraz. Dosça tenkit. Uyarma. Dostça uyarı.
Expostulations : Uyarma. Eleştiri. Dostça uyarı. Sitem. İtiraz.
Expostulate : Karşı çıkmak. Öğüt vermek. Eleştirmek. Uyarmak. İtiraz etmek. Protesto etmek. Sitem etmek.
Expostulate with : Uyarmak. Dostça tenkit etmek. İkaz etmek.
Expostulated : İtiraz etmek. Sitem etmek. Öğüt vermek. Eleştirmek. İkaz edilmiş. Uyarılmış. Sitem edilmiş. Öğüt verilmiş. Uyarmak. Dostça eleştirilmiş.
Expostulates : Sitem etmek. Karşı çıkmak. Öğüt vermek. Uyarmak. İtiraz etmek. Eleştirmek. Protesto etmek.
Expostulatory : Öğüt içeren. Eleştiri içeren. İkaz içeren. Sitem içeren. Uyarı içeren.
İngilizce Expostulating Türkçe anlamı, Expostulating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Expostulating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Counsels : Maksat. Tavsiye etmek. Salık vermek. Öğütlemek. Akıl vermek. Önermek. Nasihat etmek. Tavsiye. Nasihat vermek.
Arguing : Tartışmak. İkna etmek. İspatı olmak. Görüşmek. Tartışma. Münakaşa etmek. Kandırmak. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Belli etmek. Karşı gelmek.
Expostulation : İtiraz. Dostça uyarı. Dosça tenkit. Sitem. Eleştiri.
Expostulated : Sitem edilmiş. Dostça eleştirilmiş. Uyarılmış. Öğüt verilmiş. İkaz edilmiş.
Excitation : Heyecanlandırma. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nicemsel bir yapıyı taban durumundan daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma süreci. Uyarım. Tahrik. Tembih. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Uyarı.
Advise on : Öğütlemek. Tembih etmek. Öğütte bulunmak. Nasihat çekmek.
Reproach : Sitem. Paylamak. Azarlamak. Suçlama. Suçlamak. Tekdir. Yüzkarası. Leke. Başına kakmak. Serzeniş.
Remonstrance : Protesto. İtiraz. Uyarı. Serzeniş. Yakınma. Sitem. Paylama. Şikayet.
Censures : Tekdir. Tenkit etmek. Kınamak. Azar. Cezalandırmak. Tektir etmek. Kınama. Sertçe eleştirmek. Suçlamak.
Argued : Göstergesi olmak. Karşı gelmek. İkna etmek. Görüşmek. Kandırmak. İddia etmek. Münakaşa etmek. Savunmak. Belli etmek.
Expostulating synonyms : alerting, preachment, counseled, challenge, blow the whistle on, carped, admonished, challenged, communicating, rebukes, remonstrating, advising, animadverts, alerts, rebuked, advise, censured, challenges, remonstrates, preachings, censuring, excitations, admonishes, attack, communication, arousals, buck, exclamation, exhort, chastise, contested, preachments, exhorted.

Bu kısımda Expostulating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Expostulating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Expostulating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Expostulating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.