External trade türkçesi External trade nedir
- Diştecim.
- Harici ticaret.
- Bir ülkenin ulusal sınırları dışına yönelen, yabancı uluslarla yapılan alışveriş, bk. dışalım, dışsatım.
- Dış ticaret.
- Dış tecim.
- Coğrafya alanında kullanılır.
External trade ingilizcede ne demek, External trade nerede nasıl kullanılır?
External : Yabancı. Dışa ait. Dışta veya dışa yakın. Dışta ya da dışa yakın. Bir oluşumun dış kısmı. Harici. Dışarıdan gelen. Eksternal. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dıştan.
Trade : Alışveriş. Satmak. Tecim. Sanat. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Takas etmek. Zanaat. İş yapmak.
External affairs : Dış ilişkiler. Dış işler. Dışişleri. Harici işler.
External angle : Dış açı.
External appearance : Dış görünüş.
External assistance : Dış yardım.
İngilizce External trade Türkçe anlamı, External trade eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak External trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Foreign commerce : Diğer ülkelerle yapılan ticaret.
Foreign business : Dış işleri.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.
Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.
Agricultural production : Tarım üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Zirai üretim. Tarımsal üretim. Taze meyve. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Sebze.
Afforestation : Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
External trade synonyms : agricultural co operative, age pyramid, adventife cone, foreign trade, abrasion platform, agrarian geography, agricultural specialisation, alluvial deposit, aluvial coast, international trade.

Bu kısımda External trade kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede External trade ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce External trade anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz External trade ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.