Externals türkçesi Externals nedir

  • Formaliteler.
  • Dış olaylar.
  • Dış görünüş.

Externals ingilizcede ne demek, Externals nerede nasıl kullanılır?

Judge by externals : Görünüşe dayanarak hükme varmak.

External affairs : Harici işler. Dışişleri. Dış işler. Dış ilişkiler.

External angle : Dış açı.

External appearance : Dış görünüş.

External assistance : Dış yardım.

External cost : Eksi dışsal ölçek ekonomileri. Tüketicilerin kendi dışından kaynaklanan ve gönençlerinin azalmasına yol açan etkiler. bk. eksi dışsal ölçek ekonomileri. Üreticilerin kendi dışından kaynaklanan, verimliliğin azalmasına ve maliyetlerinin artmasına yol açan etkiler. krş. dışsal ölçek ekonomileri. Eksi dışsal tasarruflar.

External circuit : Dış devre.

External circumstances : Bir olayın veya eylemin çevresindeki unsurlar.

External balance : Dış denge. Genellikle bir yıl olmak üzere, belli bir dönemde, ülkenin dış gelirlerinin dış giderlerine eşit olması.

External data : Dışsal veriler. Dış veri.

İngilizce Externals Türkçe anlamı, Externals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Externals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exteriority : Yüzey. Satıh. Dışsallık. Dışarılık. Hariç olan şey. Dışarda olan şey.

 

Facies : Belli bir yerdeki tortulun gösterdiği taşbilim ve taşılbilim özelliklerinin tümü. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir hastalığın karakteristik yüz ifadesi (tıp veya medikal terimi). Tüm görüntü. Fasiyes. Fasyes. Beniz. Yüz, dış yüzey. Yüz ifadesi.

Outer : Dışarıdaki. Dış taraftaki. Dışsal. Harici. Dıştaki. Dış.

Face value : Parasal değer. Görünür değer. Dış görünüm. (işin) görünen yüzü. Hisse senedi. Nominal değer. Dış görünüşe göre değer. Üzerinde yazılı değer. İlk bakışta bırakılan izlenim.

Appearance : Ortaya çıkma. Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Olay. Göze görünme. Kılık. Görünüm. Belirme. Şemail. Gösteriş.

Colour : Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Gerçek yüz. Boyamak. Renk değiştirmek. Boya. Nüans. Çarpıtmak. İçyüzü. Ten rengi.

Extrinsic : Dış güdümlü. Dışarıdan. Esaslı olmayan. Harici. Dış kaynaktan. Dıştan gelen. Dış. İkincil. Eğreti. Ekstrinzik.

Corium : Derinin epidermisinin altındaki kan ve lenf damarları, sinir uçları, kıl folikülleri, ter ve yağ bezlerini içeren bağ dokusu, koryum, dermis. Alt deri. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis. Deri. Cilt. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koriyum. Altderi. Koryum.

 

Facade : Dışardan veya dış görünüş. Yapılarda ön cephe. Bina cephesi. Bina yüzü. Fasat. Binanın caddeye bakan tarafı. Binanın önü. Binanın ön yüzü. Aldatıcı görünüş. Ön cephe.

Externals synonyms : spatial relation, external appearance, fashions, fashion, formalities, outside, position, exteriors, external view, appearances, extraneous, face, exterior.

Externals zıt anlamlı kelimeler, Externals kelime anlamı

Inside : İç taraf. İçerisine. Gizli. İç. İçerisinde. Mide. İçerisi. İçteki. İçeri. İçine.

Internal : Dahili. İçten. İçe değgin. İçsel (akıl sağlığı vb). İçte olan. Stajyer. İçsel. İç. İnternal. İçte ya da orta eksene yakın.

Intrinsic : Yerleşik. İçsel. İç kaynaklı, vücudun veya organın kendi yapısından gelen, kendi içinden doğan. Yaradılıştan. Gerçek. Özünde olan. İntrinsik. Yapısal olarak içinde var olan, dışardan gelmeyen özellik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hakiki.