Extractors türkçesi Extractors nedir

Extractors ingilizcede ne demek, Extractors nerede nasıl kullanılır?

Extractor calving jack : Doğum yardım sırasında yavrunun dışarıdan aşırı güç uygulanarak doğum kanalı yoluyla çekilip çıkarılması sırasında kullanılan aygıt. Fetal ekstraktör.

Extractor fan : Davlumbaz. Aspiratör.

Core extractor : Havuç koparıcı. Karot koparıcı. Karot çıkarıcısı.

Fetal extractor : Doğum yardım sırasında yavrunun dışarıdan aşırı güç uygulanarak doğum kanalı yoluyla çekilip çıkarılması sırasında kullanılan aygıt. Fetal ekstraktör.

Juice extractor : Meyve ve sebzelerin suyunu çıkaran alet. Sıkacak. Meyve sıkacağı. Meyve suyu sıkacağı.

Vacuum extractor : Vakum aleti.

Tumor extractor : Meme başı kanalındaki küçük papilla tarzı üremeleri uzaklaştırmak amacıyla kullanılan özel ekstraktör. Meme papillatomu.

Extract instruction : Özet çıkarma komutu. Özütleme komutu. Özel çıkarma komutu. Özetleme komutu.

Soxhlet extractor : Soxhletcihazı. Gıda ve yemlerdeki yağ oranının belirlenmesinde kullanılan bir cihaz.

Extractor : Pres. Cendere. Sökücü. Egzoz vantılatörü. Ekstraktör. Çektirme. Çıkarıcı alet. Aspiratör. Egzoz vantilatörü. Çıkarıcı aygıt.

 

İngilizce Extractors Türkçe anlamı, Extractors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extractors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pressers : Baskı silindiri. Presci. Pres makinesi. Ütücü. Matbaacı.

Pressure : Zorlamak. Baskılamak. Bir yüzeyin birim alanına uygulanan kuvvet. Ezme. Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır. Zorlama. Çatmadan "doğru dürtüş"e geçmek için, karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme. Birim alan başına dik olarak düşen kuvvet. Basınç uygulamak. Sıkıntı.

Expanders : Açıcı. Germe aparatı. Enine açma donanımı. Büyüten veya genişleten kimse veya şey. Enine açıcı. Genişleten enstrüman. Yay. Genleştirici. Genişletici.

Separator : Özellikle kimyasal çözümleme aygıtlarında, çeşitli özdekleri ayıran bölüm. Kaymak ayırma aleti. Sınırlayıcı. Birbiriyle karışmayan evreleri ayırmaya yarayan gereç ya da aygıt. Separatör. Ayırıcı. Akımsaklarda artı, eksi yaprakları ayıran yalıtkan düzlem. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Ayırıcı plaka.

Hematocrit : Kan hücrelerini plazmadan ayıran santrifüj. Hematokrit. Kan ayırıcı. Pcv. Hct. Kan hücresi oranı. Kangöze oranı. Bir santrifüj tarafından ayrılan hücreler hacmi ile kan hacmi arasındaki ilişki.

Setup : Yazılım ve donanım konfigürasyonu (bilgisayar). Vaziyet. Tertip. Duruş. Organizasyon. Kurgu. İşletme. Avanak. Plan. Düzen.

Galleys : Dizgi tablası. Gale. Uçak mutfağı. Gemi mutfağı. Roma kürek gemisi. İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm. Kuzine. Kalyon. Kadırga.

 

Ironing press : Ütü presi. Ütüleme presi.

Exhauster : Gaz boşaltma düzeni. Ekzoster. Aspirator. Dışarı atıcı. Vantilatör. Üfleç.

Ventilator : Nefeslik. Üfleç. Havalandıran bir şey. Yelletke. Fan. Havalandırma aygıtı. Ventilatör. Kontrollü solunum cihazı. Yelvuran.

Extractors synonyms : stove hood, ripper, extractor, ultracentrifuge, exhaust fan, rippers, dragger, mangles, impregnation, puller, expander, remover, pullers, squeezers, press, extractor fan, suction fan, galliot, draw bar, squeezer, arbor press, apparatus, aspirator, exhaust hood, centrifuge, aspirators, draggers, galley, galiot, pressures, mangle, instrument, haematocrit.