Extradiction türkçesi Extradiction nedir

  • Suçluların geri verilmesi.
  • Hukuk alanında kullanılır.

İngilizce Extradiction Türkçe anlamı, Extradiction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extradiction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

Drying up : Kuruma. Kurutma. Kuru hale gelme. Susuzlaşma. Susuz hale gelme. Suyu alınma.

Act of witness : Tanıklık.

Evaporation : Biyoloji, coğrafya, kimya, madencilik, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıvı halden gaz haline geçme. Buhar. Uçup gitme. Katı veya sıvı maddelerin yapısında bulunan su veya herhangi bir bileşenin ısı değişikliği nedeniyle gaz haline geçmesi. Buğulandırma. Bir çözeltideki çözücünün uçurulması. Tebahhur. Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz haline dönüşmesi, evaporasyon. Evaporasyon.

Extraditions : Suçluların iadesi. Suçlunun ülkesine iadesi.

Infusion : Demlenmiş içecek (çay vb). İçine dökülme. Demlendirme. İçine akıtma. Demleme. Aşılama. Damara zerk etme. Damara zerketme. Katma. İnfüzyon.

Action : Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. Savaş. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Hareket. Hareket biçimi. Faaliyet. Yapılan şey. Etki. Olayların gelişimi.

 

Activity : Hareketlilik. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Hareket halinde olma. İşlem. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı.

 

Abstainer : Sakınan kişi. İçki içmeyen kimse. Çekimser kalan biri. İçki içmeyen biri. Oy vermeyen biri. Çekimser. Müstenkif.

Dehydration : Vücuttan aşırı sıvı kaybedilmesi durumu. içme suyunun azlığı, su içmeyi engelleyen hastalık halleri, şiddetli akut ishaller, yeni doğanların salgın akut ishalleri, aşırı kusma, şeker hastalığında olduğu gibi çok işeme hali, dehidratasyon, hipohidrasyon. aşırı terleme, aşırı kan kaybı ve kimi böbrek hastalıkları gibi nedenlerden kaynaklanır. bir doku, organ, madde veya molekülden suyun uzaklaştırılması. Su giderme. Histolojide dokuların yıkamadan sonra suyunu gidermek amacıyla düşük dereceli alkollerden geçirilmesi. parafin ve selloidin gibi maddelerle işlem yapılacak preparatlar sırasıyla % 50, % 60, % 70, % 80, % 90, % 96 ve saf alkollerde tutulurlar. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Suyunu giderme. Dehidrasyon. Bir doku, organ ya da maddeden suyun çıkarılması, uzaklaştırılması. Susuzlaştırma. Su kaybı, bir maddenin suyunu kaybetmesi. vücudun aşırı su kaybetmesi sonucu oluşan durum. Bileşikteki ya da örüt yapısındaki suyu çekme, alma.

Extradiction synonyms : mineral dressing, mineral processing, natural action, natural process, ore processing, mineral extraction, abduction, extradition, allegation, ore dressing, elution, administration of justice, annulment, american law of corporation, abstention, surrender, aggravating circumstances, abetment, acts contra bonos mores, desiccation, decoction, administer an oath, administrative districts, accused, beneficiation, a wide saloon.