Extreme point türkçesi Extreme point nedir

Extreme point ingilizcede ne demek, Extreme point nerede nasıl kullanılır?

Extreme : Son. Çıkmaz. En uç. Son derece. Uç noktada. Aşırı derece. Olağanüstü. Son had. Ölçüsüzlük.

Point : İşaret etmek. Sivriltmek. Doğrultmak (silah). Doğrultmak. Uç. Tevcih etmek. Ucunu sivriltmek. Çevirmek. Punto. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Extreme aperture : Alıcı ışık düzengecinin en son açılma noktası; yaklaşık olarak, açıklıkla aynıdır. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En son açıklık.

Extreme bounds analysis : Uç sınırlar çözümlemesi. Eba.

Extreme case : Olağanüstü bir örnek. Aşırı durum. Tipik olmayan bir örnek. Uç örnek.

Extreme expression : Bir tutumun değişik konumlarını ya da dizillerini dile getiren anlatımlar içinde en aşırı olanı. bk. ılımlı sınar. Aşırıanlatım.

İngilizce Extreme point Türkçe anlamı, Extreme point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extreme point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Terminus ad quem : Varış yeri. Amaç ya da bitiş noktası. -'un sonu. Uç nokta. Son nokta. (latince) son. Zamandaki en son nokta. Bitiş veya bitim tarihi. Hedef.

 

Extrema : Zirve noktası. Uç noktada bulunan. Son derece aşırı uçtaki mümkün olan değer veya miktar. Ortanın en uzagında olan nokta. Maksimum ve minimum noktalar. Aslen.

Extremum : Son derece aşırı uçtaki mümkün olan değer veya miktar. Ortanın en uzagında olan nokta. Bir işlevin, türevi sıfır olunca aldığı değer. En-uç değeri. Ektremum. Ekstremum. Zirve noktası. Uçdeğer.

Endpoint : Bir çizginin iki tarafında onun sınırlarını işaret eden nokta (matematik). Bitim noktası. Uç nokta. Enson.