Eyedness türkçesi Eyedness nedir

  • Esas göz.
  • Tek göz kullanmayı tercih etme.
  • Biri yerine diğer gözü kullanma eğilimi (ör. kameradan bakarken, silahla nişan alırken, vb.).

Eyedness ingilizcede ne demek, Eyedness nerede nasıl kullanılır?

Eyed egg : Gözlenmiş yumurta. Döllenme sonrasında üzerinde iki küçük siyah leke oluşmuş olan yumurta.

Eyed hawk moth : Tırtıl çağını söğüt ve kavak yaprağı yiyerek geçiren, kalın gövdeli gece kelebeği. Böcekler (ınsecta) sınıfının, pul kanatlılar (lepidoptera) takımından, kalın vücutlu, dar ve uzun ön kanatları olan, alaca karanlıkta uçan bir eklem bacaklı türü. Akşam tavus kelebeği.

Black eyed bean : Börülce.

Blue eyed boy : Birinin gözbebeği (gayriresmi britanya kullanımı). Bir kimsenin veya grubun göz bebeği. Birinin gözbebeği. Gözleri mavi olan erkek çocuk. Birinin gözdesi. Mavi gözlü erkek çocuğu.

Blue eyed grass : Mavi ot.

Green eyed monster : Kıskançlık. Yeşil gözlü canavar. Haset.

The green eyed monster : Haset. Kıskançlık.

Beady eyed : Boncuk gibi gözler.

Be pop eyed : Gözleri faltaşı gibi açılmak. Gözleri yuvalarından fırlamak.

Blear eyed : Uykulu. Mahmur.

İngilizce Eyedness Türkçe anlamı, Eyedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Imbalance : Muvazenesizlik. Dengesizlik. Denksizlik. Oransızlık.

Asymmetry : Asimetri. Bakışım özelliği göstermeme. Bakışımsızlık. Herhangi bir simetri tipine sahip olmama durumu. Asimetrilik. Bakışım özelliği olmama durumu. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Simetrik olmama. Simetrinin bozulması. Bir dağılıma ilişkin eğrinin bakışımlılıktan ayrılma durumu.

Dissymmetry : Asimetri. Simetrik olmayış. Dissimetri. Simetrisiz. Bakışımsızlık. Simetri eksikliği.

Eyedness zıt anlamlı kelimeler, Eyedness kelime anlamı

Symmetry : Bir kristalde, elemanlarının bir eksen ya da bir düzleme göre eşdeğerinin bulunması. Uyum. Benzer yarımlara bölünebilme durumu; bir eksenin iki yanının yapı ve biçim benzerliği. simetri. Bir dağılıma ilişkin eğrinin tepe noktasıyla ortalamayı birleştiren doğruya göre iki eşit parçaya ayrılması durumu. Bakışımlılık. Tenasüp. Karşılıklı iki kısmın uygunluk gösterişi, vücudun veya bir organın karşılıklı iki kısmı arasında biçim ve hacimce benzerlik oluşu. molekülü oluşturan atomların birbirine uzaklık bakımından belli bir düzen içinde sıralanması hali. Ahenk. Bir geometrik biçim, molekül ya da örütün, bir noktadan geçen çizgi, eksen ya da düzleme dikey bir çizgiyle ve bunlara göre birbirine eşit iki bölüğe ayrılabilmeleri özelliği. (örn. örütlerin benzer yüzeylerinin art arda düzenlenmeleri.). Bakışım.