Fabricator türkçesi Fabricator nedir

Fabricator ingilizcede ne demek, Fabricator nerede nasıl kullanılır?

Fabricators : Uydurukçu. Yapan ya da imal eden kimse. Birleştirici. Fabrikatör. Sahteci. Sahtekar. Yalancı. İmalatçı. Uydurmacı.

Fabricate : Uydurmak. Bir araya getirmek. Yapmak. Yalan söylemek. Üretmek. Kurmak. İmal etmek. İcat etmek. Sahtesini yapmak. Kandırmak amacıyla uydurmak.

Fabricate lies : Yalanlar uydurmak. Kasıtlı olarak gerçekdışı ifadeler veya durumlar yaratmak.

Fabricate loans : Uydurma borçlar iddaa etmek veya kaydetmek.

Fabricated : Sahte. Uydurulan. Üretilmiş olan. Uydurulmuş. Yapılmış. Uydurma.

Fabricating : İmal etme. Kurma. Monte etme. İnşa etmek. İmal etmek. Üretmek. Yalan söylemek. Sahtesini yapmak. Uydurmak. Kurmak.

Prefabricate : Parçalarını önceden üretmek. Önceden üretmek. Parçalarını önceden hazırlamak. Prefabrik. Önceden hazırlamak. Önceden imal etmek. Önyapım. Önceden yapmak. Önceden inşa etmek.

Fabricated evidence : Sahte delil. Onları yanlış yönlendirmek için bir mahkeme veya jüriye sunulan uydurma şahitlik veya uydurma belgeler. Uydurma kanıt. Uydurma delil.

Fabrication of evidence : Delil uydurma. Mahkemede kullanılması için yalancı şahitlik veya sahte belgeler yaratılması.

 

Prefabricated : Parçaları önceden hazırlanmış. Önyapımlı. Önceden hazırlanmış. Prefabrik. Önceden imal edilmiş. Önüretimli. Prefabrike.

İngilizce Fabricator Türkçe anlamı, Fabricator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fabricator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterfeiters : İkiyüzlü. İki yüzlü. Kalpazan.

Romancer : Yalancı kimse. Macera romanı yazarı. Palavracı.

Maker : Keşideci. Yaratan. Yapıcı. Bono imzalayan kimse. İmzalayan kimse. Yapımcı. Yapan. Fail.

Storyteller : Masalcı. Öykü anlatan kimse. Hikaye anlatıcı. Öykücü. Martavalcı. Palavracı. Hikayeci. Hikaye anlatan kimse. Anlatımcı.

Forgers : İmza taklit eden kimse. Mucit. Kalpazan. Demirci. Kalpazanlar. Taklitçi.

Bunko : Kazıklama. Hilekar. Dolandırıcılık oyunu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Düzenbazlık. Güveni suistimal suçu. Dolandırıcılık. Alavere dalavere.

Bunco steerer : Hilekar. Üçkağıtçı. Dolandırıcı. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Bunko steerer.

Integrative : Bir bütünlük oluşturmak üzere birleştiren. Birleşme eğiliminde olan. Birleşmeye meyilli. Bütüncül. Birleştirme eğiliminde olan. Bütünleyici. Bütünleştirici. Bir araya getirme eğiliminde olan.

Con artist : Düzenbaz. Hilebaz. Dolandırıcı. Üçkağıtçı. Hilekar. Şarlatan. Dalavereci.

Confidence man : Dolandırıcı. Üçkağıtçı. Zarfçı. Düzenbaz.

Fabricator synonyms : liar, bindery, fabulists, jointer, joiners, feint, covinous, falsifiers, binderies, adulterators, fabricators, fabulist, falsest, magnate, con man, industrialist, bunkos, consolidative, bonder, falsifier, corrupted, joiner, assembler, counterfeit, counterfeiter, crooked, manufacturers, bamboozler, connecting, mill owner, falser, fibbers, bonders.

 

Fabricator zıt anlamlı kelimeler, Fabricator kelime anlamı

Square shooter : Dürüst adam. Dürüst kişi. Namuslu kimse. Ahlaklı kişi.

Fabricator ingilizce tanımı, definition of Fabricator

Fabricator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who fabricates. One who constructs or makes.